Divanü Lügati't Türk İndeksi X
|
DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK İNDEKSİ
X
|
|
DİVANÜ LÜGATİ'T TÜRK |
BUGÜNKÜ TÜRKİYE TÜRKÇESİ |
|
xafsı |
hokka·I, 423
|
|
xakan |
Afrasyab'a verilen ungun,III,
157 |
|
xamir |
emir, bey·I, 112
|
|
xan |
han, Türkler'in en büyük
başbuğu, Afrasyab oğullarına verilen ungun·I, 63, 82, 199, 255, 271, 410,
427, 459;II, 3, 7,190, 273, 288; III, 60, 127, 141, 157, 266. 327, 368
|
|
xanda |
nerede·I,46, 418; III, 69,
173, 218 bkz> kanda, kayda, kayuda |
|
xasnı |
çocukları semirtmek için bir
kese içine konularak ağızlarına verilen bir deva, Hin-distan'dan gelir· I,
435 |
|
xayu |
hangi, hani, I, 31; III, 218,
237, 367 bkz> kanu, kayu |
|
xıyar maraz |
ücretle çalışan adam,
ırgat·I,411 bkz> maraz |
|
xız |
kız· III, 218 bkz> kırkın,
kırnak, kız |
|
xulıñ |
Çin'den getirilen birçok
renkleri olan ipek kumaş,III, 371 |
|
xumaru |
andaç olarak verilen mal, ölen
büyük bir adamın malından hakana ayrılan güzel parça, uzağa giden adamın
hısımlarına bıraktığı mal I, 445 |
|
xumaru |
miras I, 445;III, 440
|
|
xumarulanmak |
mirasa konmak; dostunun veya
başkasının malından kendine azık edin-mek,III, 205 |
|
xun |
kaba, faydasız.III, 138
|
|
xun xara ışlamak |
kaba, faydasız iş i;lemek· III,
138 |
|
xüçünek |
"kırlangıç" dahi denilen
benekli, güzel kokulu küçük kavun, yılkıç·I, 488 |
DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK ANA SAYFASINA DÖN
|