Divanü Lügati't Türk İndeksi Ü
|
DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK İNDEKSİ
Ü
|
|
DİVANÜ LÜGATİ'T TÜRK |
BUGÜNKÜ TÜRKİYE TÜRKÇESİ |
|
übgük |
ibibik ku;u·I, 78, 110 bkz>
übüp |
|
übüp |
ibibik kuşu, I, 78 bkz> übgük
, |
|
üç |
sayıda üç·I, 35;II, 283
|
|
üçgil |
müselles, üçgen, üç köşeli şe/·I,
105 |
|
üçgül |
müselles, üçgen, üç köşeli
şey,I, 105 |
|
üçlenmek |
üç olmak, üçlenmek·I, 256
|
|
üçlüç |
başları bir demirle
birleştirilerek üç çubukla yapılan tavşan tuzağı·I, 95
|
|
üçükmek |
sesi, soluğu, nefesi
kesilmek·I, 192; II, 118 |
|
üçünç |
sayıda üçüncü· I, 131; III,
448 |
|
üçürgen |
çok söndüren, I, 522
|
|
üçürmek |
söndürmek· I, 176, 177 bkz>
öçürmek |
|
üdürmek |
seçmek, üstün tutmak, III, 11
bkz> ağırmak, edirmek, ödürmek, ödürmek, udurmak |
|
üdermek |
uymak, izince gitmek· I, 200
|
|
üdik |
aşk ve sevgi coşması, sevda,
hasret· I, 69, 212; II, 144, 188, 311; III, 258 bkz> ödik
|
|
üdlenmek |
kösnemek, erkek istemek· I,
257 |
|
üdleşmek |
birbiri ardınca yürü;mek· I,
239 bkz> udlaşmäk |
|
üdrek |
artan, az iken artan şey,I,
103 |
|
üdremek |
üremek, çoğalmak ,I, 273
|
|
üdreşmek |
artmak·I, 232
|
|
üdretmek |
üretmek, çoğaltmak·I, 261
|
|
ügi |
baykuş· I, 9, 161;III, 118,
238 bkz> ühi, yabakülak |
|
ügimek |
öğütmek· III, 254
|
|
ügit |
buğday ve benzeri şeyleri
öğütme. I, 51 |
|
ügitçi |
un öğüten kimse· I, 51
|
|
ügitmek |
öğüttürmek· I, 213
|
|
ügitsemek |
öğütmek istemek·I, 302
|
|
ügre |
tutmaca benzer ve ondan daha
sulu şehriye çorbası, erişte.I, 127; III, 173 |
|
ügrilmek |
sallanmak· I, 248
|
|
ügrimek |
sallanmak, kımıldatmak;
birisine karşı yaltaklanarak hilesini saklamak, I, 275, 354
|
|
ügrişmek |
sallamakta yardınn etmek, I,
236 |
|
ügritmek |
sallatmak, I, 261
|
|
ügrük |
çocugun beşigini sallama·I,
105 |
|
ügür |
darı.I, 54;II,121; III, 9 bkz>
yügür § yag ügüri; susam· I, 54 |
|
ügürlüg |
darı sahibi olan· I, 152
|
|
ügürlük |
dan konulan yer·I, 152
|
|
ügürmek |
deve üzerine iki taraflı
yükletilerek içerisine binilen sepet ve benzeri ;ey· I, 507 bkz> tegirmek
|
|
ügüşmek |
öğütmekte yardım ve yarış
etmek· I, 187 |
|
ühi |
baykuş ,I, 9, 161; III, 118,
238 bkz> ügi, yabakulak |
|
üjme |
dut ağacı· I, 130
|
|
üjük |
hece, harf, I, 71, 72
|
|
üjüklemek |
hecelemek, I, 71
|
|
üjümlenmek |
dutlanmak, dut vermek,I, 297
|
|
ükek |
tabut, sandık·I, 78
|
|
ükek |
şehrin etrafında savaş için
hazırlanmış olan burç·I, 78 |
|
ükeklemek |
burç yapmak; sandık yapmak·I,
307 |
|
ükeklig tam |
burçları bulunan kale·I, 153
|
|
ükeklik |
sandık yapmak için ayrılan
ağaç· I, 153 |
|
ülemek |
dağıtmak, yaymak, üleştirmek·
I, 51;III, 255 |
|
üleşmek |
paylaşmak, üleşmek I, 189
|
|
ületmek |
paylaştırmak, dagıtmak, I,
214 |
|
ülike |
ökse otu·I, 137
|
|
Ülker |
Ülker yıldızı, Süreyya
yıldızı.I, 95; III, 40 |
|
ülker çerig |
harp usulünde bir hile
tarzı·I, 95 , |
|
ülkü |
ahit, peyman.I, 129
|
|
ülüg |
pay, nasip, hlsse,I, 62, 72
bkz> ülük, ülüş |
|
ülüglüg |
üleştirilmiş, pay edilmiş,
dağıtılmı;· I, 511 |
|
ülük |
pay, naslp, hisse· I, 62, 72
bkz> ülüg, ülüş |
|
ülü |
; pay, halk arasında taksim,
hisse· I, 62 bkz> ülüg, ülük |
|
üm |
şalvar, don· I, 38, 117, 203
|
|
ümglik |
imik, çocukların tepesinde
bulunan yumuşak yer I, 110 |
|
ümleşmek |
şalvarını ortaya koyarak kumar
oynamak· I, 242 |
|
ünlüg |
şalvarlı,I, 224
|
|
ün |
ses; ün, san·I, 38, 49. 219;II,
294;III, 194, 240, 402 |
|
ündemek |
ünlemek, çagırmak.I, 273;III,
69 |
|
ündeşmek |
çağırı;mak·I, 231
|
|
üñmek |
delmek· I, 174 bkz> öñmek
|
|
üñtürmek |
deldirmek I, 290
|
|
üñüjin |
çölde insanı öidüren umacı,
gulyabani·I, 145 |
|
üñülmek |
oyulmak III, 395
|
|
üñür |
in, mağara·I, 94
|
|
üp |
renkte pekitme edatı·I, 34 §
üpürüng; apak·I, 34 |
|
üplelmek |
yağma edilmek·I, 295
|
|
üplemek |
yağma etmek·I, 284
|
|
üplenmek |
yağmalanmak·I, 255;III, 90
|
|
üpleşmek |
yağma edişmek,
yağmalaşmak.I,238 |
|
üpletmek |
yağma edilmek I, 264
|
|
ürimek |
takmak, urmak,III, 120 bkz>
urmak |
|
ürimek |
içten çürümek III, 252, 253
bkz> örimek |
|
ürkmek |
ürkmek,III, 420
|
|
ürkünçe |
üfleyeceğine,I, 337
|
|
ürkünmek |
düşman yüzünden ulus arasına
düşen ürküntü, telâşla kalelere ve sığınaklara kaşışma·I, 108 bkz> ürkünç
|
|
ürküşmek |
ürküşmek,I, 155
|
|
ürkütmek |
ürkütmek I, 263, 264
|
|
ürmek |
üflemek; ürmek,'havlamak·I,
55, 164, 337; III, 5 |
|
ürñek |
kireç· I, 121
|
|
ürñermek |
ağarmak· I, 289
|
|
ürpek |
tüyleri ürpermiş insan ve
hayvan·I,103 |
|
ürpekmek |
(tüy) ürpermek. I, 229, 230
bkz> orpatmak, örpeşmek, ürpermek, ürpeşmek ürpermek (tüy) ürpermek I, 217
bkz> orpatmak, örpeşmek, ürpekmek, ürpeşmek ürpeşmek birbirine karşı
kabarmak, I, 229, 230 bkz> orpatmak, örpeşmek, ürpekmek, ürpermek
|
|
ürülgen |
her zaman şişen, kabaran· I,
158 |
|
ürülmek |
şişmek, kabarmak, üflenmek,
şişirilmek I, 195 |
|
ürüñ |
ak olan nesne, ak, beyaz,
gençlerin tırnakları üzerinde bulunan aklık· I, 134, 330,382;II, 12 bkz> ak,
örüñ § tırñgak ürüñ; tırnak beyazlığı. I, 134 |
|
ürüñ karak |
göz akı, I, 382
|
|
ürüñ kuş |
akdoğan· I, 331
|
|
ürüşmek |
üflemekte yardım ve yarış
etmek I, 183 |
|
üske(n-t)eç |
kuru üzüm· I, 159
|
|
üsnemek |
benzemek· I, 288; II, 223; III,
147 bkz> usnatmak |
|
üstek |
üstelik, ziyadelik.I, 120
|
|
üstelmek |
artmak, çoğalmak,
artırılmak.I, 246 |
|
üstem |
eğerlere, kemerin başına,
tokalara işlenen altın ve gümüş·I, 107 bkz> saxt |
|
üstermek |
üstün gelmek için yarış etmek;
inkâr etmek I, 221 |
|
üstün |
üstün· I, 108 § andan üstün;
ondan üstün·I, 108 |
|
üsüglemek |
hile ile kilit açmak.I, 306
bkz>osuglamak |
|
üşelmek |
arannìak· I, 197
|
|
üşelmek |
ufalanmak, II, 235 bkz>
uşalmak, uşatmak, uwşatmak, üşetmek |
|
üşemek |
yer ve benzeri şeyleri aramak
üzere eşmek III, 253 |
|
üşerig (taş) |
düz (kaya), I, 135 bkz>
yüşeırg |
|
üşetmek |
araştırmak.I, 211 bkz> eşltmek
|
|
üşetmek |
ufalatmak·I, 211 bkz> uşalmak,
uşatmak, uwşatmak, üşelmek |
|
üşgürmek |
üşürmek, kışkırtmak; ıslık
çalmak· I, 228 bkz> üşkürmek |
|
üşik |
yemişleri kavurarak büyümekten
alıkoyan soğuk·I, 72 |
|
üşiklemek |
üşümüşken yakalamak·I, 306,
307 |
|
üşimek |
soğuktan üşümek II, 137; III,
254 bkz> üşümek |
|
üşkürmek |
üşürnnek, kışkırtmak; ıslık
çalmak· I, 228 bkz> üşgürmek |
|
üşkürmek |
hatırlamak· I, 228, 229
|
|
üşkürtmek |
hatırlatmak.I, 229 bkz>
üşkürtürmek |
|
üşkürtürmek |
hatırlatmak.I, 229 bkz>
üşkürtmek |
|
üşmek |
üşmek, üşüşmek, toplanmak;
delgiç ile delmek,I, 166 |
|
üştürmek |
deldirmek, delik delmeyi
emretmek, dar deliği genişletmek·I, 222 |
|
üşümek |
üşümek,I, 463 bkz> üşimek
|
|
üşütmek |
üşütmek, soğutmak için soğuğa
koymak·I, 211 |
|
ütimek |
(kıl) ütülemek· III, 252
|
|
ütmek |
(kıl) yakmak, ütmek·I, 171
|
|
ütrük |
hileci, ütücü adam,I, 101
|
|
ütüg |
kusma,I, 68 bkz> ütük
|
|
ütük |
ütü,I, 68
|
|
ütük |
kusma·I, 68 bkz> ütüg
|
|
ütülmek |
yanmak, (kıl) ütülenmek,I,
193 |
|
ütüş |
bir çeşit çocuk oyunu; bu
oyunda utme, yutma·I, 60, 61 bkz> ötüş |
|
üy |
ev, I, 81 bkz> ef, ev, ew, öw,
üw |
|
üw |
ev·I, 81 bkz> ef, ev, ew, öw,
üv |
|
üyük |
tepe gibi yüksek olan
yerler·I, 85 |
|
üyük (yér) |
sulu ve buna benzer yerlerde
ayak basıldığı zaman kaybolan ve ayağı çıkarması güç olan kumluk (yer)·I,
85 |
|
üyükmek |
(ayak) gömülmek, incinmek,
burkulmak·I, 268 |
|
üz |
sağır·I, 45 bkz> öz § üz kişi;
sağır adam· I, 45 |
|
üze |
üstünde, üzerinde, üzere,
üzerine, üzerindeki .I, 44, 66, 149, 197, 219, 237, 241, 244, 258, 331, 343.
456, 461, 468, 469;II, 23, 72, 192, 249, 288, 303, 328, 331, 356; III, 131,
161 üzelmek yorulmak, sıkılmak, ögüç işe düşmek·I, 196, 233
|
|
üzitmek |
çok söylemekten kulak sağır
(ağır) olmak; sirke küpten ekşiliğinden dolayı sızmak· I, 209
|
|
üzlenmek |
yemekte yağ üste çıkmak,
kabarmak· I, 258 |
|
üzlünmek |
(ip) üzülmek, kopmak· I, 258
|
|
üzlüşmek |
üzüşmek, kopmak; (kan, koca)
ayrılmak; alacaklı borçludan ilişilgi kesmek, I, 240 üzmek (ip ve benzeri
şeyleri) kesmek· I, 165, 522 |
|
üznemek |
kar;ı koymak, söz
dinlememek·I, 288 |
|
üzsemek |
koparmak 1510^6^I, 276, 277
bkz>uzsamak |
|
üztürmek |
üzdürmek, kopartmak·I, 220
|
|
üzüklük |
kesilme·I, 152
|
|
üzülgen |
daima üzülen·I, 158
|
|
üzülmek |
üzülmek, kesilmek·I, 196
|
|
üzüm |
üzüm. I, 75, 88, 180, 184,
282, 289. 353.360, 514;II, 16, 18, 104, 125. 186, 265;III, 8, 119, 201, 265,
331, 410 |
|
üzümlenmek |
üzümlenmek.I, 295
|
|
üzüşmek |
üzüm toplamakta yardım ve
yarı; etmek; ip ve beñzeri şeyleri kesmekte ve üzmekte yardım ve yarış
etmek·I, 184 |
|
üzütlemek |
birini pinti görnıek·I, 299
|
|
üzütlük |
bir şeyde pintilik·I, 150 |
DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK ANA SAYFASINA DÖN
|