Türkmüsün.Net Portalı - Geçitteki Ülke: Gece Vakti Gündönümü, Türkün Günü mü? Ölümü mü?
   



Divanü Lügati't Türk İndeksi Ö
DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK İNDEKSİ  Ö
DİVANÜ LÜGATİ'T TÜRK BUGÜNKÜ TÜRKİYE TÜRKÇESİ
öç  öç, hınç, kin, 111^111.I, 41, 43, 44, 50, 230; II, 103 
öçeş  yarış, t, 61 
öçeşmek  yarış etmek· I, 61, 181 
öçlüg  öcü ve hıncı olan,II, 283 
öçrüşmek  söndürmek, yatıştırmak.I, 233 
öçürmek  söndürmek, yatiîtırmak, soluğunu kesmek·I, 176, 177, 522 bkz> üçürmek 
öçüt  öç, I, 50 
öd  duvarda ve ağaçta delik,I, 31 bkz> öt 
öd  zaman, vakit; mevsim, hava· I, 44, 330, 353; II, 77, 101; III, 125  bkz> öd 
öd  sığır, ôküz, I, 45, 346 bkz> ud, ud 
ödürmek  seçmek, üstün tutmak, III, 11 bkz>adırmak, edirmek, ödürmek, udurmak, üdürmek 
öd  öz, kendi. f, 243 öd zaman, vakit· I, 245, 477; II, 68, 321;III, 190, 191 
öd  dag arasındaki dere, geçit·I, 110 bkz> öz, özi 
ödik  sevgi· II, 144, 311 bkz> üdik 
ödlek  zaman, felek, I, 41, 82, 103;II, 196, 234, 304. 335;III, 41, 233, 425 
ödrülmek  ayrılmak, seçilmek·I, 247 
ödrüm  her şeyin seçilmişi.I, 107 
ödründi  üründülenmiş, seçilmi;· I, 145 
ödrüş  birtakım şeyler arasında muhayyerlik, seçim· I, 96 
ödrüşmek  seçmekte yardım ve yarış etmek, I, 234 
ödürgen  her şeyi seçen, üyürtleyen. I, 157 
ödürmek  seçip ayırmak. I, 144, 370; III, 228 bkz> adırmak, edirmek, ödürmek udurmak, üdürmek, 
öfke  öfke· I, 195 bkz> öpke 
ögdi  alkış,I, 515 
öge  çok akıllı, yaşlı kimse, ulusun büyüğü.I, II, 48, 90, 310, 356 
ögelemek  "öge" demek, "öge" adı vermek I, 310 bkz> öklemek 
öge tégit  orta halli adamların büyüklerine ve hakan çocuklarının küçüklerine verilen ungun, I, 356 
ögey  üvey· I, 123 § ögey ogul 
ögmek  ögmek, sena etmek·I, 174, 472; II, 38 
ögrenmek  1 
ögretmek  öğretmek· I, 261 
ögreyük  görenek, âdet, I, 159, 160 
ögsemek  öğmek istemek·I, 277, 278 
ögtürmek  öğdürmek I, 223 
ögülmek  öğülmek, ögünmek·I, 198; III, 343 
ögünç  ögünç, öğünme.I, 132; III, 449 
ögüngüçi  kendini öğen· I, 203 
ögünmek  kendini öğmek· I, 140, 203. 252, 309 
ögür  koyun, geyik, bağırtlak ku;u, deve, cariye gibi şeylerín toplu bir halde bulunması, bunların sürüsü, bölük· 1. 54, 236, 285, 389;II, 153;III, 6 
ögürlenmek  at sürüsü, aygıra sahip olmak,başka hayvahlar sürü ve bölük hallne gelmek·I, 292 
ögürlüg er  koyun ve benzerl hayvanlardan sürüsü bulunan adam·I, 152 § ögürlüg adgır; kısrakları, eşleri bulunan aygır·I, 152 
ögüşmek  öğü;mek·I, 187 
ögüt  ögüt, vaaz· I, 51, 89, 102, 440;III, 46, 155, 440 bkz> ötlük, övüt 
ögütlemek  ögüt vermek, öğütlemek I, 299 
ök  akıl ve anlayış,I, 48, 96, 243 bkz> öksüz 
ök  orta yaşı bulup büyümüş hayvan·I, 48 § ök at; dört yaşını geçmiş at·I, 48 
ök  kendi·I, 71 
ökil  çok, J, 74 
öklemek  "öge" adı vermek· I, 310 bkz> ögelemek 
öklenmek  dinlenmek; önceden anlamayıp sonradan anlamak; (çocuk) büyumek,I, 259, 298 
öklimek  aıtmak, çoğalmak; büyümek.I, 287, 362;II, 366 
öklitmek  çoğaltmak II. 366 
öklünmek  yığılmak.I, 258 
öklüşmek  birbiri üzerine yığılmak, toplanmak·I, 241 
öklütmek  çoğaltmak, arttırmak.I, 264 
ökme  yığılan her ;ey,I, 130 bkz> ökmek § ökme toprak; yığma toprak,I,130 
ökmek  yığmak, biriktirmek· I, 168 
ökmek  toplanmış olan her nesne· I, 105 bkz> ökme 
ölsemek  ölmek istemek I, 278 
ölşemek  acıkıp gözleri kararmak, açlıktan bayılayazmak·I, 283 bkz> elşemek 
ölşetmek  acıktırarak gözü görmez etmek·I, 262, 263 bkz> elşetmek 
ölüg  ölü,I, 15, 72, 463; II, 27, 110, 127, 128, 139, 179, 311, 324;III, 272, 309, 424 
ölügsemek  ölmek istemek·I, 303 
ölüm  ölüm·I, 47, 75, 516;II, 74, 134;III, 327. 339 
ölüt  birbirini öldürme, öldürüşme·I, 52 
ölütçi  öldüren, katil·I, 52 
ölüt er  kuvvetten düşmüş, yaşlı kimse·I, 52 
ölütlemek  çarpı;mak, aralarında ölüm olayazmak·I, 299 
ömek  düşündükten sonra anlamak.I, 11 
ömgen  şah damarının iki tarafında bulunan damar, I, 1·20 
ömzük  eğerin ön ve arka tarafları, 11011.I, 105 
ökmek  kadınların kulaklarına taktıkları altın veya gümüşten yapılmış halka·I, 105 
ökmeklenmek  küpelenmek, küpe sahibi olmak· I, 314 
öksemek  yıgmak istemek I, 278 
öksüz  öksüz; şaşkın, akılsız·I, 96 bkz> ök 
öktürmek  yığdırmak·I, 223 
ökülgen  daima yığılan,I, 159 
ökülmek  yığılmak, toplanmak, I, 198, 437; II, 285 
öküm  yığın. I, 75 bkz> ökün § öküm toprak; bir tarafa toplanmış toprak· I, 78 
ökün  para, gül ve buna benzer şeylerin yığını· I, 75, 78 bkz> öküm 
ökünç  pişmanlık· I, 132;III, 449 
ökünmek  pişman olmak I, 132, 200, 203; III, 361 
öküş  çok I 62, 89,167,233, 467, 477, 516; II,156; III, 373, 374 
öküşlenmek  çok saymak; çok sanmak· I, 303 
öküş yılkı  haşarı hayvan, harın at· I, 62 390, 438, 498, 501, 
öküş yılkı  haşarı hayvan, 
öküz  ırmak, dere,I, 59, 513; III, 191, 341 
öküz  öküz· I, 59, 446, 528; III, 421 
öküzlenmek  öküz sahibi olmak I, 293 
öl  ıslak, yaş, nem,I, 48, 338 
öldeci  ölecek,I, 438;III, 267 
öldürmek  öldürmek-I, 224, 522 
ölimek  ıslanmak·II, 324;III, 256 
ölişmek  nemlenmek, yaşlık yayılmak·I, 189 
ölitmek  ısıtmak I, 213;II, 324 
ölmek  ölmek I, 15, 38, 41, 54, 115, 228;III, 47 
öndürmek  (bitki) bitirmek, yetlştirmek; yöneltmek·I, 225 
önmek  (bitki) bitmek, yetişmek, neşvünema bulmak; bitmek ,I, 35, 65, 169, 424; II, 21, 204, 328; 111. 359 
öñ  ön, önce, öndün.1, 40, 115 
öñ  renk, bir şeyin rengi,I, 41 
öñdün  öndün, önce·I, 40, 115 
öñdünki  önceki, III, 14 
öñeyük  bir şeye, bir kimseye mahsus olan, ayrılan, özel I, 162 
öñi  ba;ka, I, 135 bkz> öñin 
öñik  kadınların takma olarak keçi kılından yaptıkları zülüf· I, 135 § öñik yörgeyek; ulanmış zülüf·I, 135 
öñiklenmek  zülüflü olınak, takma saç (zülüf) takmak. I, 311, 312 bkz> oñıklanmak 
öñin  başka, başkası·I, 94, 135 bkz> 
öñi öñlenmek  renklenmek, kızarmak, hastalıktan sonra rengi yerine gelmek·I, 289 
öñlüg  renkli.I, 41 
öñmek  delmek· I, 174 bkz> öñmek 
öñük  yastıkların uçlarına yapılan ipek Sal kımlar, saçaklar· I, 135 
öpke  akciğer, ciğer · I, 128;II, 144; III, 393 
öpke  öfke, kızgınlık· I, 125, 128, 158, 164,176, 233;III, 392, 428 bkz> öfke 
öpkelemek  ciğerine vurmak; öfkelenmek,I, 597; III, 208 bkz> öpkilemek 
öpkliemek  öfkelenmek, kızdığı için yüz çevirmek· i, 597 bkz> öpkelemek 
öpmek  öpmek·I, 163, 280 
öpmek  içmek,I, 163; III, 122 bkz> opmak 
öp öp  bir kimse çok öğünüp de dediğini tanıklayamazsa, o kimse için söylenir· I, 43 
öprülmek  -içiilmek 1. 245, 246 
öprüşmek  içişmek, höpürdetişmek, içmekte yardım ve yarış ^ş0^I, 232 bkz> opruş-mak 
öpsemek  öpmek istemek·I, 275, 280 
öptürmek  öptürmek I, 217 
öpülmek  öpülmek .. I, 193 
öpüm  yudum·I, 75 
öpünmek  içer gibl görünmek·I, 198 
öpürgen  daima, çok içiren I, 157 
öpürmek  içirmek I, 171, 176 
öpürtmek  içirtmek III, 427 
öpüş  öpüş (iki kişi arasında)·I, 60 
öpüşmek  õpü;mek·I, 180 
ör  kaftanın koltuk altları· I, 45 
örçük  örülmü; saç· I, 103 bkz> örgüf, örküç 
ördek  ördek·I, 103, 104, 222, 528; II, 26; III, 17, 391 
ören  her şeyin kötüsü·I, 76 
örgen  urgan,I, 108, 195 
örgüç  kadınların başlannda bulunan saç ör-güsü, örülmüş saç·I, 95, 103 bkz> örçük, örküç 
örgüçlenmek  örgülü saç sahibi olmak·I, 312, 313 
örimek  içten çürümek·III, 252, 253 bkz> ürimek 
örk  yular; at tavlası, 1; 43 
örküç  örülmüş saç,I, 103 bkz> örçük, örgüç 
örküç  dalga·I, 95 
örküç  sacayagı.I, 95 
örküçlenmek  dalgalanmak.I, 95, 312 
örküçlenmek  sacayaklanmak.I, 313 
örlenmek  belirmek, çıkmak, yükselnìek.I, 257, 258 bkz> örmek 
örmek  belirmek, çıkmak, kopmak, yükselmek (bulut).I, 139, 173, 257; III, 398 bkz>örlenmek 
örmek  õrmek, I,II, 172, 173 
örme saç  õrme saç, I,II, 129 
örpeşmek  (tüy) ürpermek. I, 229, 230 bkz>orpatmak, ürpekmek, ürpermek, ürpeşmek 
ört  yangın, yanan nesne· I, 42 
örtelmek  yakılmak. I, 245 
örtemek  yakmak. I, 129, 245, 272; III, 356 
örtenmek  yanmak, tutuşmak, kızarmak· I, 251; II, 133 
örteşmek  karşılıklı birbirini yakmak; saldırışmak .I, 231; II, 219 
örtetmek  yaktırmak· I, 260 örtgün samanı ayrılmış harman, çeç· III, 412, 416 bkz> örtkün 
örtkün  harman, samanı ayrılmış harman, çeç; harman zamanı·I, 402, 526;II, 214; III, 412,416 bkz> örtgün 
örtrnek  örtmek· II, 26; III, 425 
örtmen  dam, satıh· III, 412 
örtük  bir şeyin örtüsü, eğer örtüsü· I, 103 
örtülmek  örtülmek, kapalı kalmak; kanşmak·,I, 139, 244; II, 237 
örtünmek  örtünmek· I, 250 
örtüşmek  örtmek, örtmekte yardım etmek, birbírini örteyazmak· I, 230, 231; II, 97 
örük  örülmüş olan her nesne· I, 69 
örük  bir yerde bir müddet kalmak· I, 69 
örülemek  ayakta kesmek, boğazlamak, I, 309, 310 
örümçek  örümcek, I, 152 
örtiñ  gençlerin tirnakları üzerinde bulunan aklık,I, 134 bkz> ak, ürüñ § tırñak örüñi; tırnak beyazlığı· I, 134 
örüñ  arpacıya (afsuncuya) verilen para· I, 134 
örüşmek  belirmek, yükselmek. I, 186 
örüşmek  örmekte yardım ve yarış etmek I, 183 örü tartmak birbirine yardım etmek· III, 382 
östikmek  özlemek, istek göstermek, I, 244 bkz> öztikmek 
öşergen  açlık ve benzerlerinden daima gözü kararan.I, 157 
öşermek  açlıktan göz kararmak. I, 200; III, 68 
öt  acılık; öt kesesi·I, 43 
öt  delik, çukur·I, 31, 43, 276; II, 119, 247; III, 263 bkz> öd 
ötelmek  çalışmak, yorulmak,I, 193 
ötemek  ödemek, III, 251 
ötgen  çok öten.I, 473 
ötgünmek  yansılamak, takllt etmek ve bunda yarış etmek,I, 254 
ötgürmek  ötüıtmek, sürdürmek; göndermek bir şeyi bir şeyin içinden öteye geçirtmek.I, 226, 227 
ötgürüşmek  bir şeyi bir şeye geçirmekte yardım ve yarış etmek; mektupla;nnak·I, 232 bkz> ötrüşmek 
ötki  ivaz, bedel, karşılık·I, 128 
ötkünç  hikâye,I, 161 bkz> ötükünç 
ötkünmek  hikâye söylemek; hakana dilek sunmak· I, 161, 199 bkz> ötünmek 
ötleşmek  yağma zamanında eşya dellk deşik olmak. I, 238, 239 
ötleşmek  savaşmak, uğraîmak,I, 239 
ötlüg  delikli, delinmiş .III, 30 
ötlük  ögüt,I, 102 bkz> ögüt, övüt 
ötmek  ötmek·I, 529;II, 290;III,200,194, 240, 384 
ötmek  bir şeye geçmek; delmek; boşalmak, (karın) sürmek, I, 171, 371, 424; II, 303 
ötmek  (yenecek) ekmek· II, 268, 276; III, 57 
ötnü  ödünçI, 130 bkz> ötünç 
ötrüm  müshil, sürgün ilacı I, 106, 226 
ötrüşmek  göndermek, herhangi bir şeyde yardım ve yarış etmek·I, 232 bkz> ötgürüşmek 
ötsemek  öte geçmek istemek, delip geçmek istemek I, 276 
öttürmek  öttürmek·I, 217 bkz> ötürmek 
ötuş ötuş  bir çeşit çocuk oyununda "arkadaşını, yanındakini, it" anlamına söylenen söz·I, 61 
ötüg  kusma· I, 68 
ötük  hikâye; hakana sunulan dilek· I, 68, 199 
ötükçi  ötüncü, hakan yanında şefaatçi .II, 144 
ötüglük kişi  hakandan dileği olan kimse· I, 152 , 
ötükünç  hikaye.I, 161 bkz> ötkünç 
ötünç  ödünç· I, 131;III, 448 bkz> ötnü 
ötünmek  büyüklerden bir dilek istemek·I, 376 bkz> ötkünmek ötünmek hikâye söylemek·I, 199 bkz> ötklinmek 
ötürmek  hatırlatmak· I, 267 
ötürmek  delmek, I, 176; II, 44 
ötürmek  hatırlatmak I, 176 bkz> öttürmek 
ötüş  bir çeşit çocuk oyunu; bu oyunda ütme, yutma· I, 60 bkz> ütüş 
övüt  öğüt, nasihat- I, 102 bkz> ögüt, ötlük 
öw  ev· I, 81 bkz> ef, ev, ew, üv, üw 
öwmek  ufalamak I, 166 bkz> uvmak, uwmak 
öyez  öyez, övez, bir çeşit sivrisinek I, 84 
öyle  öğle vakti· I, 113 bkz> özle 
öz  öz, kendi, nefs; can, ruh, gönül,I, 45, 46, 63, 154, 201, 202, 203, 206.210, 243, 251, 254, 296, 298, 300, 309, 384, 433. 464, 504,513;II,141,145,146,147 ,149,150,151, 155,157, 159, 238, 240, 241, 244, 245, 248, 249,252, 254, 313, 315;III, 5, 14, 33, 43, 
öz  yürek ve karnın içindeki nesne· I, 46 
öz  yağ· I, 36, 45 
öz  iki dağ arasında bulunan dere,I, 46 bkz> öğ, özi 
öz  ağaç özü·I, 46 
öz  sağır·I, 45 bkz> üz § öz kül; sağır adam· I, 45 
özek  beliniç yanında bulunan damar·I, 71 
özeklemek  ;ah damarını kesmek, şah damarına vurmak, I, 306 
özelmek  özlemek III, 131 
özi  iki dağ arasındaki yol, geçit·I, 89 bkz> öd, öz 
öz kişi  hısım·I, 46 özle öğle vaktl·I, 114 bkz> öyle 
özlemek  külde plşlrmek, közleme yapmak, I, 286 
özlüg  yağlı· I, 36, 45 
özlük  hususi, hususi at· III, 438 
öztikmek  õzlemek, istek gösternnek·I, 244 bkz> östlkmek 
özük  kadınlara verllen ungun·I, 71 § altun özük; altın gibi temiz ruhlu kadın,I, 71 § ertini özük; bedeni inci gibi temiz olan kadın· I, 71 
özük  oyularak havuz yapılan her yer· I, 71 

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü X V Y Z

 

DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK ANA SAYFASINA DÖN


Türkmüsün.net

Copyright © 2005 Türkmüsün.net    Tüm hakları saklıdır.