Divanü Lügati't Türk İndeksi İ
|
DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK İNDEKSİ
İ
|
|
DİVANÜ LÜGATİ'T TÜRK |
BUGÜNKÜ TÜRKİYE TÜRKÇESİ |
|
îç |
iç·I, 35, 91, 225, 245;II,
208 |
|
içegü |
kaburga kemiklerinin iç
tarafında bu·lunan şeylerin adı,II,içirik I, 137 |
|
iç et |
ciğere bitişik olan ince et·
I, 35 |
|
içgermek |
içeriye koymak; suçlarını
sôylemek, koğlamak· I, 227 |
|
içi |
yaşça büyük olan erkek kardeş;
kocanınyaşça büyük erkek kardeşL I, 87; III, 7 |
|
içikmek |
savaşta kendi dileğiyle teslìm
olmak· I, 192;II, 118 |
|
içilmek |
içilmek .I, 194
|
|
için |
"ara, iç" anlamını bildiren
birek, I, 76, 230 |
|
içişmek |
içişmek, içmekte yardım ve
yarış etmek, I, 181 içkin er düşmanlardan iken bu yana geçen, kendisine
dokunulmayan, baysallık verilen kişi, mülteci· I, 108
|
|
içkur |
iç kuşağı, uçkur, I, 35, 324
|
|
içkü |
içki, içilen şey,I, 128
içlemek iç geçirmek, astarlamak, I, 286 |
|
içlenmek |
içlenmek, tanelenmek, içi
olmak· I, 256, 257 |
|
içlik |
eger keçesi, içlik, I, 102,
104 |
|
içmek |
içmek, bir şeyi içmek veya
sorup içine çekmek.I, 35, 47, 142, 164, 192;II, 6 |
|
içmek |
kuzu derisinden yapılmış olan
kürk·I, 102 |
|
içmeklenmek |
kuzu kürkü giymek 've buna
sahip olmak, I, 314 |
|
içre |
de, içinde, içerisinde. I,
223, 367, 393; II, 83, 250;III, 235, 247, 339, 448 |
|
içrüşmek |
içirişmek, içı'rmekte yardım
ve yarış etmek,I, 233 |
|
içsemek |
içmek 1516010^I, 20, 276
|
|
iç söz |
yürekteki gizli şey, sır·I,
35 |
|
içtonlamak |
iç donu giymek·I, 314 bkz>
iştonlanmak |
|
içtürmek |
içirmek, su içirmek,I, 218; II,
173 |
|
içük |
samur, tegin gibi hayvanların
derisinden yapılan kürk, I, 69 |
|
içüklemek |
samur, teğin gibi hayvanların
kürkünden urbasına iç geçirmek, iç kaplatmak, I, 305
|
|
içürgen |
çok içiren· I, 157
|
|
içürmek |
içirmek I, 47, 177. 218; II,
173 |
|
idiş |
kadeh, tas, bardak, tencere
gibi her nevi kap· I, 61 bkz> idiş |
|
idi |
sahip, efendi; Tan^ı. I, 87.
320, 330, 410; II, 243 |
|
idiş |
kadeh, kap; mal mülk, III,
61,131, 232 bkz> idiş |
|
idrik |
katı nesne· I, 102 bkz> irik
|
|
ig |
iğ,I, 48, 85 bkz> ik, yig, yik
|
|
ig |
hastalık.I, 48, 296;III, 30,
224, 278, 281 |
|
igçil |
hasta, III, 57
|
|
igemek |
eğelemek, gıcırdatmak, III,
254, 255 |
|
igemek |
inat etmek, III, 255
|
|
igenmek |
benimsemek; (kısrak) gebe
kalmak;çamışlaşmak, harınlaşmak; çekinmek· I, 104, , 200, 203
|
|
igeşmek |
arka olmak, güvenmek·I, 187
|
|
igeşmek |
eğelemekte yardım ve yarı;
etmek; çarpışmak, ısırı;mak, boğufmak· I, 187, 188; II, 287
|
|
igiş |
harınlaşan, inatlaşan hayvan,
at·I, 122 |
|
iglelmek |
hastalanmak,I, 296
|
|
iglemek |
hasta olmak·I, 287, 380
|
|
iglenmek |
bir parça hastalanmak
|
|
igleşmek |
hastalaşmak·I, 241
|
|
igletmek |
hastalandırmak· I, 266
|
|
iglig |
hasta·I, 79, 196, 273; II,
351 |
|
ik |
iğ· III, 144 bkz> ig, yig, yik
|
|
ikdilmek |
terbiye edilmek, eğitllmek;
beslenlenmek·I, 246 |
|
ikdi |
; anaları bir olan·III, 382
|
|
ikdük |
peynlr gibi süt ve yoğurttan
yapılıp yenen bir azık,I, 105 |
|
ikeme |
bir çeşit saz, kubuz gibi
çalınan bir çalgı·I, 137; III, 174 bkz> ekeme |
|
iki |
sayıda iki; ikisi I, 49, 131,
233, 256; II, 45, 251;III, 45, 101, 244, 363, 382 bkz> ikki
|
|
ikidmek |
terbiye etmek, eğitmek,
yetlştirmek, I, 213 bkz> ikitmek |
|
ikinç |
sayıda 1^1110.I, 131, 132; III,
449 |
|
ikindi |
bazısı, öteki, ikinci· I, 140,
185, 186, 231, 238. 239;II, 89, 103, 203, 214, 217 bkz> ekindi
|
|
ikindi |
ikindi,I, 140
|
|
ikirçkün |
tereddüt, ikircim; tereddütlü,
ikircimli.III, 419 |
|
ikit |
yalan·I, 51
|
|
ikitmek |
terbiye etmek, yetiştirmek .I,
213 bkz> ikidmek |
|
ikki |
iki, birblri, ikisi, iklden
her biri·I, 182, 187, 188. 189, 234, 237, 239. 268, 270, 308, 597, 410, 519;II,
17, 88, 89, 93, 98, 99, 101, 102, 104, 105, 107, 108, 109, 112, 196, 203,
206, 207, 209. 211, 215, 217, 218, 220, 221, 222, 224, 258, 287; III, 71,
|
|
ikkiz |
ikiz, I, 143 § ikkiz oglan;
ikiz çocuk·I, 143 |
|
iklemek |
çiğnemek, basmak·I, 287, 380;III,
310 bkz> egleşmek, ikleşmek, yiklemek |
|
ikleşmek |
birbirine uyup durmak, bir
şeyi ayakla çiğnemekte birbirine yardırn etmek, I, 241 bkz> egleşmek,
iklemek, yiklemek |
|
ikletmek |
çiğnetmek, bastırmak·I, 265
|
|
iktü |
ekti, elde beslenen hayvan, I,
114 |
|
iktülemek |
ot vermek; beslemek· I, 597
|
|
ilel |
(beylere ve hanlara cevap
verilirken) evet· I, 78 |
|
ilenç |
düşüncesinin yanlışlığı belli
olan bir ki-şinin bir iş üzerine sözsöy]emesini kınama; ayıplama, tekdir,
çıkışma·I, 133, 204;III, 450 |
|
ilersük |
şalvar uçkuru·I, 152
|
|
ilertmek |
iliştirmek, iliştirtmek. III,
427, 428 |
|
iletmek |
iletmek, götürmek· I, 214,
369; II, 263 |
|
ilik |
ilik I, 72. bkz> yilik
|
|
ili kapug |
iliştirilivermiş, anahtarsız
açılabilen kapı·I, 92 |
|
ilinmek |
tutulmak, yakalanmak·I, 204,
205, 206;II, 288;III, 358 bkz> ılınmak |
|
ilişmek |
birbirine ilişmek; çatışmak;
asmakta yardım ve yarış etmek·I, 188, 190 bkz> ılışmak
|
|
ilk |
ilk, her şeyin evveli· I, 43
|
|
ilmek |
ilişmek I, 169
|
|
ilrük |
üzerlik tohumu, Peganum
harmala· I, 105 bkz> eldrük, yıdıg ot, yüzerlik |
|
iltürmek |
iliştirtmek, astirtmak· I,
224 |
|
im |
parola, orduda başbuğun
askerler arasına silâh veya kuş adlarından birini belge olarak koyduğu
kelimeler· I, 38 |
|
imdi |
şimdi. I, 36, 37, 41 bkz>
emdi |
|
imir |
aydınlıkla karanlığın
birbirine karışması·I, 94 bkz> emir, imir, iriğir |
|
imlelmek |
gôz kırpmakla ve buna benzer
şeyle işmar olunmak·I, 296 |
|
imlemek |
işmar etmek, işaret etmek,
göstertmek· 1. 82, 287, 288;III, 84, 295, 310 bkz> yimlemek
|
|
imleşmek |
işaretleşmek· I, 242
|
|
imletmek |
işaret ettirmek· I, 266
|
|
imren |
yurttaşlardan toplanan her
yığnak· I, 88, 107 |
|
imtili |
düşünüp taçınılmadan
birdenbire yapılma. I, 141 |
|
in |
çukur· I, 49 bkz> én
|
|
in |
yırtıcı hayvan ini.I, 49, 55
bkz> yın, yin |
|
in |
koyun pisliği·I, 49 bkz> yin
|
|
inç |
rahat, içi sakin, yüreği
dölek·I, 74;III, 437 |
|
inçikmek |
duygusu gitmek, bayılmak,
büzülmek, titremek·I, 243, 244 |
|
inegil |
vücut içerisinde, göbek
karşısında kulunca benzer bir hastalık·I, 137 |
|
ini |
yaşça küçük kardeş, kocanın
küçük erkek kardeşi· I, 93; III, 7 |
|
inilmek |
inilmek.II, 130
|
|
inmek |
inmek I, 169; II, 204; III, 61
bkz> ılmak |
|
insemek |
inmek istemek· I, 278 bkz>
ılsamak |
|
iñek |
1116^I, 111; III, 91 iñek
kaplumbağanın dişisi· I, 111 |
|
iñek küçi |
küçü otu tohunnu· III, 121
|
|
iñen |
dişi deve, I, 120, 289 bkz>
ıñan |
|
iñes kişi |
yabancı gibi sağına, soluna
bakan adam· I, 94 |
|
iñir |
aydınlıkla karanlığın
birblrine karışması, alaca karanlık.l, 94 bkz> amır, emir, imir
|
|
iñliç |
kebapla yenir, sarımsağa
benzer blr dağ otu· I, 115 |
|
iprük |
içerisine pekllk gelene (içlni
sürdürmek için) yoğurt ile süt karıştırılarak verllen ilâç· I,101
|
|
ir |
yerin güney, güneşli yanı· I,
464 bkz> ér |
|
ir |
utanma bildiren bir söz, I, 36
bkz> ır, ıra, ırra |
|
ir bolmak |
utanmak,I, 36
|
|
irdemek |
aramak·III, 228
|
|
irik |
katı olan nesne·I, 71, 102 bkz>
idrik |
|
irik |
kel ve uyuzun kafası·I, 71
|
|
irik |
erpik ve eski olan her nesne,
I, 70 |
|
irik otuñ |
odun kırıkları, kıymık I, 70
|
|
irilmek |
kaygıdan titremek, kendi
kendini yermek·I, 196 bkz> arılmak |
|
ir(i)n |
dudaklar, ağız· III, 74 bkz>
érin iririg 11-10.I, 135;III, 59 |
|
irk |
dört yaşına girmek üzere
bulunan koyun·I. 43 |
|
irkeklenmek |
dalgalanmak; erkek olmaki ür-permek·I,
315 bkz> erkeklenmek |
|
irkeşmek |
topla;mak.I,144 bkz> irkişmek
|
|
irkilmek |
toplanmak, çoğalmak I, 249
|
|
irkin |
irkilen, iriken şey· I, 108 §
irkin yagmur; günlerce süren yağmur, I, 108 § irkin suw; irkinti su· \, 108
|
|
irkinmek |
irkmek, mal irkmek, kendisi
için toplamak· I, 254, 255 |
|
irkişmek |
irkmekte yardım ve yarış
etmek, toplaşmak· I, 238, 325 bkz> irkeşmek |
|
irkmek |
toplamak· III, 420
|
|
irle |
yurtluk, yurt tutulan yeı\ III,
251 bkz>érle |
|
irpelmek |
bıçkı ile biçilmek, bo2ulmak·
I, 244 |
|
irpemek |
bıçkılamak, biçmek, bozmak· I,
271 |
|
irpetmek |
bıçkı ile biçtirmek,
bozdurmak. I, 260 |
|
irtelmek |
aranmak, araştırılmak;
istenmek. I, 245 |
|
irtemek |
arkasına düşmek; istemek· I,
245, 272; III, 356 bkz> istemek |
|
irteş |
araştırma, irdeme; isteme; iş
hususunda vaki olan bahis, dögüş, kavga,I, 97, 402;II, 214;III, 416
|
|
irteş kopmak |
bahis kızı;mak· I, 97
|
|
irteşmek |
araştırmak. I, 230
|
|
irtetmek |
istetmek, aratmak, I, 260
|
|
irük |
duvar ve duvara benzer
şeylerdeki gedik· I, 70 |
|
irwi |
Hindistan'dan gelir bir
ilâç·I, 128 |
|
irwi |
ince uzun·I, 128 § irwi kulak;
ince uzun kulak· I, 128 |
|
isig |
sıcak· 1. 72;III, 400
|
|
isiglemek |
çok sıcakta gitmek·I, 306
|
|
isiglenmek |
bir şeyi sıcak bulmak·I, 294
|
|
isiglik |
sıcaklık.I, 152
|
|
isiglik |
sevda· I, 152
|
|
isig yer |
uzayıp giden bozkır·I, 72
|
|
isimek |
ısınmak·III, 253
|
|
isinmek |
ısınmak; sevmek·I, 201, 202
bkz> ısınmak |
|
isirgenmek |
sıcak yüzünden isiriklenmek·I,
290 |
|
isişmek |
ısınmak, bir nesnenin bütün
parçaları arasına sıcaklık yayılmak·I, 185 bkz> ısışmak
|
|
isitmek |
ısıtrnak; ısıtmaya tutulmak·
I, 209, 210 |
|
isiz |
kötü, fena· II, 91 bkz> esiz,
essiz, ısız, ıssız, |
|
isizlenmek |
sevimsizleşmek,
yaramazlaşmak·I, 293 |
|
isizlik |
şer, kötülük I, 152 bkz>
esizllg, ısızlık, ıssızlık, isizlik |
|
iskemek |
ditmek·I, 284
|
|
iskenmek |
(kıl, ot vb· hakkında)
koparmak, yolmak, ditmek·I, 255 |
|
isre |
aşağı; sonra,I, 126
|
|
istek |
istek; ara;tırma· I, 120
|
|
istek kopmak |
istek gelmek,I, 120
|
|
istelmek |
istenmek, aranmak, I, 246 i
|
|
stemek |
istemek, arkasına düşmek,
aramak· I, 272 bkz> irtemek |
|
istetmek |
istetmek, aranması için
arkasından adam göndermek.I, 260 |
|
iş |
is, kandil dumanı·I, 37
|
|
iş |
iş·I, 132, 253, 265; II, 166,
315; III, 68 bkz>ış |
|
iş bolmak |
islenmek, klrlenmek·I, 37
|
|
işenmek |
güvenmek, inanmak I, 202
|
|
işiler |
kadın·I, 117 bkz> ışlar,
işler |
|
işilmek |
işe yatmak, işe yordam hasıl
etmek· I, 197 bkz> yişilmek, yuşılmak, yuşulmak, yüşilmek, yüşülmek
|
|
işitmek |
|
|
işküm |
saraylarda hanlar 1çin
kurulan, büyük çanak gibi ayaksız sofra·I, 107 |
|
işlelmek |
işlenmek·I, 295
|
|
işlemek |
işlemek,I, 286 bkz> ışlamak
|
|
işlenmek |
Islenmek, dumanla örtülmek,
tütsülenmek; kendini iş yapar göstermek·I, 297. 298;II, 72 bkz> ıslanmak
|
|
işler |
kadın·I, 117, 153, 158, 314,
330, 477; III, 18, 57, 205, 432 bkz> ışlar, işiler |
|
işleşmek |
iş yapmakta yarış ve yardım
etmek, I, 240 |
|
işletmek |
işletmek I, 265
|
|
iştonlanmak |
iç donu giymek,I, 314, 315 bkz>
içtonlanmak |
|
itegü |
değirmende dönen taşın üzerlne
bindirilen ağaç parçası, ünun biraz kalın olması istenirse taş, bununla
biraz yukarı kaldırılır, ince olması istenirse aşağı indirilir, I, 137
|
|
itilmek |
itilmek, defedilmek;
serpilmek, büyümek; imeklemek; sürünmek I, 193; II, 139
|
|
itinçü |
nerig itilen nesne, I, 133
|
|
itindi |
neñ itilmiş nesne, itik·I,
140 |
|
itinmek |
itilmek, sürünmek II, 139
|
|
ítìş |
itişme, iki kişi arasında elle
müdafaa· I, 61 |
|
itişmek |
itişmek, bir şeyi müdafaada
yardım ve yarış etmek I, 180 |
|
itlinmek |
itilmek· I, 256
|
|
itlişmek |
itilmek, itilişmek, I, 239
|
|
itmck |
itmek.,I, 171; III, 137, 251
|
|
itsemek |
itmek istemek, itsemek· I,
276 |
|
iytürmek |
büktürmek·I, 267, 268 bkz>
éttürmek · |
|
iz |
yerde ve deride uzunlamasına
olan çizik, 80 bkz> az, ezik |
|
izderig |
balık avlanan bir çeşit ağ,I,
116 |
|
izi |
õbür yıl, gelecek yıldan
sonrakl yılı, 89 |
|
izlik |
kesilen hayvanların derisinden
yapılan Türk çarığı.I, 104 |
DİVÂNÜ LÜGATİ'T TÜRK ANA SAYFASINA DÖN
|