|
Mesneviden Hikayeler
MESNEVİ'DEN
HİKAYELER -CİLT 4-
İNSAN ALEMDİR
Surette sen küçük bir alemsin
ama hakikatte en büyük alem sensin. Görünüşte dal, meyvenin aslıdır; fakat
hakikatte dal, meyve için var olmuştur. Meyve elde etmeye bir meyli, meyve elde
etmeye bir ümidi olmasaydı hiç bahçıvan, ağaç diker miydi? Şu halde meyve,
görünüşte ağaçtan doğmuştur ama hakikatte ağaç, meyveden vücut bulmuştur.
Mustafa, onun için “Adem'le bütün peygamberler, benim ardımda ve sancağımın
altındadır” dedi. O hünerler sahibi, onun için “Biz, sonda gelen, fakat en ileri
giden ve ön dölü alanlarız” buyurdu. Suret bakımından ben Adem'den doğmuşum ama
hakikatte onun atasının atasıyım ben! Melekler bana secde ettiler... Adem, benim
ardımdan yürüdü, yedinci kat göğün üstüne çıktı! Hakikatte babam, benden
doğdu...ağaç, meyveden vücut buldu. İlk düşünce, iş aleminde son olarak zuhur
etti. Hele vasfa mazhar olan düşünce! Hasılı bir an içinde gökten nice kervanlar
gelmekte, göğe nice kervanlar gitmektedir! Bu yol bu kervana uzun gelmez... ova,
üstün gelen kişiye geniş gelir mi hiç? Gönül her an Kabe'ye gitmekte... benden
de Tanrı lutfu ile gönlün tabiatına bürünmede! Bu uzunluk, kısalık, bedene
göredir... Tanrı'nın bulunduğu yerde uzunun, kısanın lafı mı olur? Tanrı, cismi
tebdil etti mi gayri fersaha bile bakmadan yürür gider! Ey yiğit, lafı bırak
gayri! Şimdi yüzlerce ümit var, hemen adım ata gör! Gözünü bir yumdun mu
bakarsın ki gemide oturmuşsun, uyuyorsun... öyle olduğu halde yol almadasın!
Peygamber, bunun için “Ben; zamane tufanına gemi gibiyim; Biz ve ashabım, Nuh'un
gemisine benzeriz. Kim bu gemiye el atar, kim bu gemiye girerse kurtulur”
buyurdu. Şeyhle beraber olunca kötülüklerden uzaksın... gece gündüz gitmektesin;
gemidesin. Canlar bağışlayan cana sığınmışsın... gemiye girmiş,uyuyorsun; öyle
olduğu halde yol almaktasın! Zamanın peygamberlerinden ayrılma... kendi
hünerine, kendi dileğine pek güvenme! Aslan bile olsan değil mi ki kılavuzsuz
yol almaktasın; kendini görüyorsun, sapıksın, hor hakirsin. Ancak şeyhin
kanatlarıyla uç da şeyhin askerlerinin yardımını gör! Bir zaman olur, onun lutuf
dalgaları, sana kanat kesilir; bir an gelir, kahır ateşi seni taşır, götürür!
Kahrını, lutfunun zıddı sayma pek...tesir bakımından ikisinin de birliğini gör!
Bir zaman seni toprak gibi yeşertir...bir zaman seni sevgilinin havasıyla
doldurur, şişirir! Arifin bedenine cemat vasfını verir de orada neşeli güller,
nesrinler bitirir! Fakat bunları o görür, başkası değil... temiz içten başka
hiçbir şey, cennetin kokusunu alamaz! İçini, sevgiyi inkardan arıt da orada onun
gül bahçesindeki reyhanlar bitsin! İçini arıt da Muhammed'in Yemen ülkesinden
Rahman kokusunu aldığı gibi sen de benim sevgilimin ebedilik kokusunu bul! Miraç
edenlerin safında durursan yokluk, seni Burak gibi göklere yüceltir. Yere mensup
ve ancak aya kadar yüceltebilecek miraç değildir bu... kamışı, şekere ulaştıran
miraca benzer! Bu miraç, buğunun göğe ağması gibi bir miraç değildir... ana
karnındaki çocuğun bilgi ve irfan derecesine ulaşmasına benzer! Yokluk
küheylanı, ne de güzel bir buraktır... yok olduysan seni varlık makamına
götürür! Dağlar, denizler ancak tırnağına dokunabilir; o derece süratlidir...
duygu alemini derhal geride bırakıverir! Ayağını gemiye çek de can sevgilisine
giden can gibi oturduğun yerde yürüye dur! Elsiz, ayaksız evveline evvel olmayan
Tanrı'ya kadar git... canların, yokluktan elsiz ayaksız varlık alemine
koştukları gibi! Duyan, gaflet uykusunda olmasaydı, can kulağı açık bulunsaydı
sözde kıyas perdesini yırtardın ya! Ey felek, onun sözlerine inciler saç... ey
cihan onun cihanından utan! Eğer inciler saçarsan incilerin yüz kat
fazlalaşır... camit cismin görür, sevilir bir hale gelir. O saçtığın incileri
kendin için saçtın demektir... Çünkü her çeşit sermayen yüz misli artar!
4.CİLT ANA SAYFASI
MESNEVİDEN HİKAYELER ANA SAYFASI
|