Türkmüsün.Net Portalı - Geçitteki Ülke: Gece Vakti Gündönümü, Türkün Günü mü? Ölümü mü?
   



Aydın-Aydınlık

Aydın-Aydınlık / 8
Birkaç kere yazdım; inandığım için, sık sık tekrarlıyorum: “çok mal haramsız (veyâ talansız) çok lâf yalansız olmaz!”

Senin benim, hepimizin,çoğu doğuştan birer bilge kişi olan, Atalarımızın bizleri kandırdığını görmedim. Az konuşur, öz konuşur insanlardan oldukları için sözleri de yalın,yalansız sözlerden oluşmuştur. Ç.Altan türü yazıcılar aksini söyler, öyle inanabilirler.Lâkin sözlerinin birine bile güvenemem. Çünki bir kere yanıltan,üç beş kere aldatan insanın sözü,bıktırıcılığının yanında, güvendiricilikten de uzaklaşır.

Belki “genç beyinleri yiyerek” özlerini semirtirler ise de yoldaşlarının gözünde bile makbulleşmesi zorlaşır.
Devletin (ya da milletin) malı deniz yemeyen domuz; asılırsan İngiliz ipine asıl sözleri de bu sebepten bir kısım yazıcıların dillerine pelesenk olmuştur. Ne var ki, Atalarımızın böyle düşüneceğine, böylesine iğrençleşeceğine ben inanmıyorum; inanan var ise kendi atalar zincirini bir kere daha gözden geçirmelidir. Bu uyduruk sözlerin kökünü kökenini araştıracak olan bir ahlâklı ve vicdanlı kişi kaynağın tarihini de yaygınlaştırılma günlerini de bulmakta zorlanmaz.Türk Devletine kinli, İslâm ile kaynaşamamış, Türk Milletinin hınçlısı olanların kalıntıları eskiden de vardı, yeni türemediler ya!

Peygamber Sözleri’nin bile uydurulduğu bir Kureyşî Dünya’da inancından sapmayı kâr bilen insanların kara yürekleri yalanı da haramı da hak bildikçe ne talanı önleyebilirsin ne de Atalarının sözlerini saldırgandan koruyabilirsin. İngilizlerin, özellikle Kırım Savaşında ve sonrasında kullandıkları savaş avadanlığı içinde (istihbârâtın her türü için) atasözlerinden de yararlandığını düşünememek için insanın sâdece safsaloz olması gerekmez, kötü niyetli olması da şarttır.

Atasözlerimizin çelişkili anlamları,Bilge Kağanı okumamış, hattâ adını bile duymamışlar için elbette yalanların her türlü malzemesi olarak işe yarar imkânlar sağlar,sağlayacaktır da.

Çoğunu “evveliyât”ndan, bir kısmını yakından tanıdığım zenginlerin önceki ve şimdiki halleri de başlangıca aldığım atasözünün tanıkları olabilirler. Önceliği varlıksızlıkta,sonrası apaçık tutarsızlıklarda yaşanmış ömürlerden sonra: “ben zengini severim” diyebilmek “sakil” bir dengesizlik olmasa bile çok malın kazanılış yöntemi olması bakımından düşünüldüğünde çoğumuzun gözünü açacaktır,belki de bizleri sıkıntılardan bile kurtaracaktır.
“Lâf’a” gelince... Günümüzde görüyorsunuz işte..çok konuşanın lâfları,bâzan mide bulandırıcı yalanların sıralanmasından başka bir “dizi” ye mi benziyor?
Diyeceksiniz ki: “a Sepetçioğlu, sen de birkaç aydır şu aydın-aydınlık konusunda az yazmadın, onlar da mı yalan?
Uzatmıyorum. Bir takım kara ve inatçı sislerin dağılmasını, tutsak beyinlerin ışımasını istiyorum. Örnek istiyor iseniz bu yazının araya girişini düşünün ve aydın olabilmenin tek şartı olan ahlâk-vicdan ikilisinin aynasından bakıyormuş gibi okuyun:

İnsan “mümtâz” bir yaradılıştır. Hayvandan farkı birçok “meziyet” ile donatılmış olmasındandır. Gerçi bu meziyetler mümtaz’laştırdığı insana hiçbir “imtiyâz” tanımıyor olsa da Tanrı, insanı yine de o meziyetlerin imtiyâzı ile mümtazlaştırmıştır. Nasıl,Türk olmak hepimiz için onur kaynağı lâkin bir imtiyâz değilse bir kısım insanlar da mümtazlığını mârifet sanarak meziyetlerini çiğniyor, Harâmî gibi kendisine imtiyâz kazandırmak istiyor gâlibâ. Görüyoruz,irkilerek tanık oluyoruz,midemiz bulanarak bu tür imtiyâzlara kavuşma meziyetiyle sürünmeyi birbirine karıştırmış imtiyazlılarımızın da su yüzüne çıkma çabalarını seyretmenin utancını yaşıyoruz.

Geçenlerde Orhan (Allah saklasın Pamuk olanı değil,o edemez) Yılmaz telefon etti. Orhan,meziyetlerinin imtiyâzını bilerek mümtâzlaşmış bir hemşehrim benim. Kangal köpekleri hakkında yayınları var. Bu konuda bütün Türkiyeyi,Hakkâri-Şırnak-Van dâhil,dolaştı.Kangal’ın kan yapısından can yapısına ne varsa araştırdı, yazdı, yayınladı. Doçentliğini de bu çalışmalarla elde edecek elbette. Anladığım kadarıyla “köpek kanı ile insan kanı” ancak meraklısı ya da özeneni için döl başlangıcı olabiliyor yoksa insan,insan;köpek,köpektir.İnsan meziyetsizleşince kendini mümtazlaşmış sanarak ortalıkda “görünmek hevesiyle” dolaşabiliyor, mümtazlığın sınırlarını zorluyor ise bâzı köpekler de kangallaşarak kanını zorluyor gibi geliyor bana!...
Haftaya kangal - kurt hikâyesine devâm edeceğim yine, inşâallah.

AYDIN-AYDINLIK ANA SAYFASI


Türkmüsün.net

Copyright © 2005 Türkmüsün.net    Tüm hakları saklıdır.