|
Affet
Vasiyet
Son gün olmasın dostum,çelengim,top arabam;
Alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam...
Ve Gelir
Bu yurda her bela içinden gelir;
'Hep'leri hep, hiçin hiçinden gelir.
Gelemez bir ithal malidir akil,
Kaf dağından, Cinden, Macinden gelir.
Dünküne eş, bu gün küfür yobazı;
Bütün derdi festen, lap cinden gelir.
'Allah vardır! ' dersin; sorarlar: Niçin?
Sonra tokat, puta 'niçin' den gelir.
Benim nur mayama pislik atanlar,
Şeytan, senin büyük elcinden gelir!
Biricik selamet yolu tarihte,
'Sormayın, görmeyin, geçin! ' den gelir.
Genç Osman’ı lif lif yolan o güruh,
Kahpe devşirmenin piçinden gelir.
Bir gün bu gidişle çatlarsa yürek,
Dile vurdukları perçinden gelir...
Veda
Elimde, sükutun nabzını dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
Yürü, gölgen seni uğurlamakta,
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta
Yolu tam dönerken arkana bak da,
Köşede bir lahza kalıver gitsin!
Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgara salıver gitsin!
Vehim
Her gün elim tokmakta,
Bir an irkiliyorum:
Annem belki yatakta,
Annem belki toprakta.
Gün batıyor şafakta;
Biliyorum, biliyorum:
Tabut gıcırdamakta
Ve hevesler damakta...
Visal
Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş;
Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş.
..Perde perde veralar, ışık başka, nur başka;
Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka.
Renk, koku, ses ve sekil, ötelerden haberci;
Hayat mi bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci?
Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi?
Fezada dipsiz sukut, duyulmazın sesi mi?
Rabcim, Rabbim, Yüce Rab, alemlerin Rabbi, sen!
Sana yönelsin diye icada eden kalbi, sen!
Senden uzaklık ata$, sana yakınlık ateş$!
Azap var mi alemde fikir çilesine eş?
Yasamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor?
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor!
Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum;
Ölen oluyor, bense olumu yasıyorum!
Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli?
Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli?
Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır;
Belki de benliğinden kaçabilene hazır.
Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül!
Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül!
O visal, can sendeyken canini etmek feda;
Elveda toprak, güneş, anne ve yar elveda!
NECİP FAZIL KISAKÜREK ŞİİRLERİ ANA SAYFASI
|