|
Untitled Document
ÇANAKKALE ZAFERİNİN
TARİHSEL ÖNEM VE SONUÇLARI ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME
Çanakkale
Cephesi’nin deniz harekâtı boğazların konumu ve tarihi önemi itibariyle
değerlendirmek gerekir. İstanbul Karadeniz kapısı, Çanakkale de Ege Denizi
kapısı olarak büyük bir stratejik önem ve değer taşımaktadır. Her iki boğaz da
sadece Karadeniz’i Egeye Egeyi Karadeniz’e bağlayan suyolları değil, bölge
haritası dikkatli olarak incelendiğinde görülebileceği gibi Cebelitarık ve
Süveyş kanallarıyla bir bütünü oluşturmaktadır. Bu sebeple Çanakkale boğazı
sadece Karadeniz’e açılan bir deniz yolu olmayıp tüm Ortadoğu, Kıta Avrupa sına
giden Balkanlar ve Avrasya’nın kilidi durumunda bulunmaktadır. Avrupa ve Asya
ülkeleri arasında başlamış olan ekonomik, ticari ve siyasi ilişkilerle, askeri
hareketler, sürekli olarak Boğazlar bölgesinde cereyan etmiştir. Tarihin daha
ilk sayılabilecek dönemlerinden itibaren Dünyaya egemen olmak isteyen uluslar ve
devletler sürekli bu bölgede Boğazlar ve Anadolu da çatışma halinde
bulunmuşlardır. Çünkü bu bölgeye egemen olan devletler Dünyaya da
Egemenliklerini kabul ettirmişlerdir. Tarihte büyük devletler incelendiğinde
Pers İmparatorluğu, İskender İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu, Bizans
İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu gibi devletlerin boğazlara da hâkim
oldukları gözükmektedir. Bu bağlamda Çanakkale ve İstanbul Boğazı için “Dünyanın
Altın Anahtarı” demek yanlış olmayacaktır.
Boğazların jeopolitik konumuyla ilgili olarak 19. yy sonu ve 20.yy sonu
itibariyle Dünya üzerinde egemenlik kurmak isteyen devletlerinde politikalarına
baktığımızda. Almanya’nın, “Drang Nach Osten (doğuya doğru) politikası”,
Rusya’nın ılık denizlere ulaşma emelleri; İngiltere’nin, “denizlere egemen olan
dünyaya hâkim olur” politikasına baktığımızda Çanakkale Savaşlarının neden bu
kadar kanlı olduğu sorusunun cevabı da ortaya çıkar. Savaş sonunu
değerlendirdiğimizde;
1. İtilaf Devletlerinin Marmara’ya girerek, Başkent İstanbul’u bir ay içinde ele
geçirme planları başarısızlıkla sonuçlanmış, İstanbul’u kaybetme korkusu ortadan
kalkmıştır.
2. Türk ordusunun Balkan Savaşı’nda zedelenen saygınlığı tekrar kazanılmıştır.
3. Bu savaş soncunda adı Anafartalar Kahramanı olarak tarihe geçecek olan Gazi
Mustafa Kemal ATATÜRK Dünya Harp Tarihindeki yerine adım atmıştır.
4. Çanakkale Zaferi, Anlaşma Devletleri’nin Almanya’yı güneydoğudan kuşatarak
savaşı hemen bitirme stratejilerini boşa çıkarmış ve savaş en az iki yıl daha
uzamasına neden olmuştur.
5. Çanakkale Boğazı’nın kapatılması neticesinde İtilaf Devletleri silah ve
mühimmat yönünden zor günler yaşayan Rusya’ya yardım edememişlerdir. Karşılında
Rusyanın gıda desteğinden yararlanamamışlardır. Böylelikle Almanlar Doğu
Harekâtlarını daha rahat şekilde gerçekleştirmişlerdir.
6. Çanakkale Zaferi, İtilaf Devletlerinin Rusya’ya yardım edememeleri sonucu iç
savaşa sürüklenen Çarlık Rusya’sında tarihe Bolşevik Devrimi meydana gelmiş ve
Çarlık Rusya’sı yıkılmıştır.
7. Çanakkale’de Türk savunması aşılabilse ve Boğaz açılabilmiş olsaydı, savaş
kısa sürede bitecek ve Rusya’ya gerekli yardım yapılmış olacaktı. Bunun sonucu,
Rusya da ihtilalin ortaya çıkmayacak çıksa bile kuvvetle muhtemelen, İngiltere
ve Fransa’nın işe karışmasıyla bu ihtilal ölü doğacaktı. Böylece müttefikleriyle
birlikte zaferi paylaşmakta gecikmeyecek olan Ruslar, Çarlarının taksim planı
gereği kendilerine daha işin başında söz verilen Boğazlar ve İstanbul’u işgal
etmiş ve Deli Petro’dan (Bizler tarihte Petro ya Deli lakabını kullanmışken,
Ruslar kendisine Büyük lakabını yakıştırmıştır.) beri izledikleri, “Açık
denizlere ulaşma” politikalarını gerçekleştirmiş olurlardı.
8.
İtilaf Devletlerinin ağır yenilgisiyle sonuçlanan Çanakkale Savaşları İngiltere
ve Fransa’nın, siyasi ve askeri saygınlığı sarsılmış, İngiltere’nin denizlerdeki
tartışılmaz üstünlüğü imajını ortadan kaldırmıştır.
9. Avustralya ve Yeni Zelanda gibi İngiliz deniz aşırı
sömürge ülkelerinde askerlerinin, sırf İngiliz çıkarları uğruna Çanakkale’de
Türklere karsı savaşmaları sonucu bu ülkelerin kamuoyunda İngiliz politikaları
sorgulanmaya başlanmış ve bu ülkelerde ulusal bilinç hareketleri ortaya çıkmaya
başlamıştır. Öyle ki Eylül 1922’de Yunanlılar İzmir’de denize döküldükten sonra,
Kahraman Türk Ordularının Boğazlar bölgesine doğru yönelmesi üzerine, İngiliz
Başbakanı Churchill sömürgelerden yardım istemiş, Avusturalya Başbakanı ise “Tek
bir askerin hayatına tehlikeye koymayacağını ve savaşa karar verilirse,
ülkelerinden iş birliği istenmemesi gerektiğini” belirten cevabını vermiştir.
Çanakkale savaşlarının sonucunda Türk Devleti 250 bine yakın evladını
kaybetmiştir. 250 bin şehit içerisinde ise kesin olmayan rakamlara göre,
100.000’den fazla öğretmen, mülkiyeli, tıbbiyeli, hukukçu, polis ve okur-yazar
yitirildiği sanılmaktadır. Bu dönemde Galatasaray Lisesi, Balıkesir Lisesi gibi
ülkenin güzide okulları mezun vermemiş bu dönemde mezun olması gereken bütün
öğrenciler Çanakkale’de Şehit olmuşlardır.
|