|
Türkmüsün.Net - Mehter Marşları
Namazlara Ait Niyetler
60- Namazlarda niyet de şarttır. Şöyle ki: Niyet aslen bir
azimden ve kesin bir iradeden ibarettir. Kalbin bir şeye karar vermesi ve bir
işin ne için yapıldığını düşünmeksizin bilmesi demektir.
Namazla ilgili niyet, Yüce Allah'ın rızası için ihlasla namazı kılmayı istemek
ve hangi namazın kılınacağını bilmektir. Yapılan işlerin önemleri ve sevabları
niyetlere göredir. İnsanın niyeti halis (sırf Allah rızası için) olmalıdır.
İnsan yapacağı bir ibadeti şuurlu bir halde yapmalıdır. Yapacağı işle, Allah
rızası gibi, yüksek bir gaye gözetmeli ve gaflet içinde bulunmamalıdır.
61- Niyet kalbe aittir. Bununla beraber kalb ile niyet
yapıldıktan sonra dil ile de söylenmesi daha iyidir. Bir insan başlayacağı bir
namaza, kalb ile niyet edip de dili ile bir şey söylemese, o namazı caiz olur.
Fakat kalb ile niyet etmekle beraber "şu vaktin farzını veya sünnetini kılmaya
niyet ettim" demesi, daha iyidir. Bu şekilde, hem kalb, hem de dil ile niyet
edilmesi, sahih olan görüşe göre müstahabdır. Kalbden niyet olmaksızın dil ile
yapılan niyet sahih değildir.
62- Farz namazlarla bayram ve vitir namazlarından bunları
yerine getirirken hangi vakitler olduğunu belirlemek gerekir: "Bugünkü sabah
namazına" veya "Bugünkü cuma namazına, bugünkü vitir namazına, bugünkü bayram
namazına" diye niyet edilir. Yalnız farz namaza niyet etmek yeterli değildir.
Böyle bir niyetle farz namazları tayin edilmiş olmaz. Fakat hangi namaz olduğu
belirlenmeksizin vakit içinde: "Bu vaktin farzını kılmaya" diye niyet edilmesi
kafi gelir. Rekatların sayısını anmaya gerek yoktur. Yalnız cuma namazı böyle
değildir; onu vaktin farzı niyeti ile kılmak olmaz; çünkü asıl vakit öğlenindir,
cumanın değildir.
63- Nafile namazlara gelince: Bunlarda sadece namaza niyet
etmek kafidir. Fakat şu vaktin ilk sünnetine veya son sünnetine niyet ettim,
diye de kılınırlar. Bu namazların müekked veya gayri müekked olduklarını
belirlemeye de gerek yoktur. Ancak teravih namazı için: "Teravih namazını veya
vaktin sünnetini kılmaya niyet ettim" demelidir, ihtiyat olan budur.
64- Cemaata yetişip de, imamın farzı mı, yoksa teravihi mi
kıldığını bilmeyen kimse, farza niyet ederek imama uyar. Eğer imam farzı
kılıyordu ise, uyanın da farzı sahih olur. Eğer imam teravih namazını kılıyordu
ise, ona uyan o kimsenin namazı nafile yerine geçer. Yatsı namazından önce
teravih kılınamayacağı için, teravih yerine geçmez.
65- Niyetin Tekbir alma zamanına yakın olması daha
faziletlidir. Daha önce de niyet edilebilir; yeter ki, niyet ile tekbir arasında
namaza aykırı bir hal bulunmuş olmasın.
Örnek: Bir kimse abdest alırken herhangi bir namazı kılmaya niyet etse, sonra
namaza aykırı düşen yiyip içmek ve konuşmak gibi bir işte bulunmadan namaz
yerine varıp namaza başlasa sahih olur. Bu arada hatırına o niyet gelmese dahi
yine namazı sahih olur. Fakat tekbirden sonra yapılacak bir niyet ile namaz
sahih olmaz. Tercih edilen görüş budur. Diğer bir görüşe göre, tekbir aldıktan
sonra, Sübhaneke ve Eüzü'den önce yapılacak niyetle de namaz caiz olur.
(İmam Şafiî'ye göre, niyetin tekbire yakın yapılması şarttır.)
66- Farz namaz yerine getirilirken kazayı niyet etmek,
kaza namazı kılınırken farza niyet etmek suretiyle namaz caiz olur. Örnek: Bir
kimse öğle namazının vakti çıkmamıştır inancı ile öğlenin farzını yerine
getirmeye niyet etse ve namazı tamamladıktan sonra öğle vaktinin çıkmış
bulunduğunu anlasa, farza niyet ederek kılmış olduğu namaz kaza yerine geçer.
67- Bir kimse öğle gibi vakit içinde hem öğle, hem de
ikindi namazına niyet etse, bu niyet vakti girmiş olan namaz için geçerli olur.
Vakti girmemiş olan namaz buna engel olmaz.
68- Bir kimse, bir vaktin farzına niyet ederek namaza
başlayıp da sonra nafile kılıyormuş gibi bir zanla namazı tamamlasa, bu namazı o
farzdan sayılır. Çünkü namazın sonuna kadar niyetin hatırlanması şart değildir.
69- Bir kimse nafileye niyet ederek tekbir aldıktan sonra
farza niyet ederek tekrar tekbir alsa, farz namaza başlamış olur. Aksi de
böyledir.
Yine bir kimse öğle namazının farzına niyet ederek bir rekat kıldıktan sonra,
ikindi namazının farzına veya bir nafile namaza niyet ederek tekrar tekbir alsa,
öğle namazını bozmuş olur ve ikinci niyete göre namaza başlamış sayılır.
70- Cemaat halinde imama uyulduğu zaman da niyet edilmesi
lâzımdır. "Bugünkü öğğle namazının farzını kılmaya niyet ettim; uydum bu imama"
denir. Bu şekilde bir niyet yapılmazsa, imama uymak sahih olmaz.
71- Bir kimse namaza tek başına başlamışken imama uymaya
niyet ederek diliyle tekrar tekbir alsa önceki namazını bozmuş ve imama uymuş
olur.
72- İmama uyan kimsenin kılacağı namazı belirtmeksizin
yalnız: "İmama uydum" veya "iktida ettim" diye niyet etmesi, üstün tutulan
görüşe göre yeterli değildir. "İmamla beraber namaz kılmaya niyet ettim"
denilmesi de böyledir.
73- Bir kimse imama uymaya niyet edip namaza başladığı
halde imam henüz namaza başlamamış bulunsa bu uyuş, sahih olmamış olur. Hatta
"Allah" veya "Ekber" kelimesini imam daha bitirmeden kendisi bitirse yine imama
uymuş olmaz. Fakat ikinci kere olarak tekbir alsa bununla imama uymuş olur.
74- Cemaatin imama uymaya niyeti, imam "Allahü Ekber"
deyip namaza başlamasından sonra olmalıdır ki, bir namaz kılana uyulmuş olsun ve
imamdan önce tekbir alınmış olmak ihtimali kalmasın. Bu, İmam Ebû Yusuf ile İmam
Muhammed'in görüşüdür. İmam Azam'a göre, cemaatın tekbirleri imamın tekbirine
yakın olmalıdır; çünkü bunda ibadete acele etme fazileti vardır. O halde niyetin
önce olması gerekir. Bununla beraber imam, daha Fatiha suresini bitirmeden
tekbir alıp imama uyan kimse, iftitah (başlangıç) tekbirinin sevabına kavuşmuş
olur.
75- Kendisine uyulan imamın kim olduğunu bilmek gerekmez.
Hasan olduğu sanılan imamın, Bekir olduğu anlaşılsa, yapılan imama uyma niyetine
bir engel teşkil etmez. Ancak Hasan'a uydum diye tayinde bulunarak niyet
edildiği halde, imamın başkası olduğu anlaşılsa, iktida (imama uyma) sahih
olmamış olur; çünkü bu kayda bağlanmış bir niyettir.
76- İmam olan şahsın, imamete niyet etmesi gerekmez. Ancak
kadınların da kendisine uymalarının sahih olabilmesi için imamete niyet etmesi
gerekir. Bunun için bir imam: "Ene imamun limen tebianî = Ben bana uyanlara
imamım" diye niyet etse, kendisine kadınlar da uyabilirler. İmamet bahsine
bakılsın.
NAMAZ
KİTABI
İLMİHAL ANA SAYFASI
|