|
Türkmüsün.Net - Mehter Marşları
Abdesti Bozan ve Bozmayan Şeyler
Abdesti Bozan Şeyler
167- Aşağıdaki hallerin her biri abdesti bozar:
1) Önden ve arkadan kan, irin, meni, sidik, gaita (necaset) gibi bir pisliğin
veya herhangi bir sıvının çıkması, abdest ve gusulde yıkanması farz olan yere
kadar taşmasa bile, abdesti bozar.
2) Arka taraftan yel çıkması.
3) Ağızdan ve burundan, ön ile arkadan başka herhangi bir organdan sıvı halinde
kan çıkması. Şöyle ki: Akıcı bir halde ağızdan çıkan kan, tükürükten fazla veya
ona eşit ise, abdesti bozar, değilse, bozmaz. Bu renginden anlaşılır. Diğer
yerlerden çıkan kan ise, çıkış yerinden yanlarına taşınca abdesti bozar. İğne
ucu gibi çıkıp da yerinde kalan kan damlası abdeste engel olmaz. El veya parmak
ile silinmesi de zarar vermez. Yaradan çıkan irin ve sarı sular da hüküm
bakımından aynıdır.
Vücuttaki kabarcıklardan çıkan saf su da, sahih görüşe göre, kan hükmündedir.
Diğer bir görüşe göre böyle bir suyun çıkması abdesti bozmaz. Bu görüşe uyuldugu
takdirde, çiçek ve uyuz hastalıklarına tutulmuş olanlar için bir kolaylık
vardır. Zaruret halinde bu görüşle amel etmekte bir sakınca olmadığı, İmam
Hulüvanî'den nakledilmiştir.
(Şafiîlere göre, önden ve arkadan başka diğer herhangi bir yerden gelen kan,
irin ve sarı su sebebiyle abdest bozulmaz.)
4) Ağız doluşu kusmak. Şöyle ki: Kolaylıkla yutulmayacak kadar ağızdan yemek, su
ve safra gibi şeylerin gelmesi abdesti bozar. Bu maddeler bir mecliste azar azar
gelip de bir ağız dolusu miktarına ulaşmış olsalar yine hüküm aynıdır. Abdest
bozulur. Bu, İmam Ebû Yusuf'a göredir. İmam Muhammed'e göre, kusuntu başka başka
meclislerde gelse bile, sebeb aynı olduğu takdirde yine abdest bozulmuş olur.
5) Az veya çok bir zaman bayılmak, çıldırmak, yürürken irade dışında sallanacak
şekilde sarhoş olmak. Bu sarhoşluk bir zorlama sonucu olsa, yine hüküm değişmez.
6) Rükûlu ve secdeli bir namazda iken mükellef bir insanın kasden veya sehven
(yanılarak) uyku halinde olmaksızın, yanındakiler işitecek kadar kahkaha ile
gülmesi, hem abdestini, hem de namazını bozar. Çocuğun veya uyuyanın kahkaha ile
gülmeleri, sadece namazı bozar, abdesti bozmaz.
7) Çocuk doğurmak. Çocuğun doğması ile kan görülmese bile abdest yine bozulur.
8) Erkeğin hanımı ile aşırı derecede oynaşması da abdesti bozar. Kendilerinden
bir sıvı çıksın veya çıkmasın hüküm aynıdır. Fakat İmam Muhammed'e göre, bu
durumda mezî gibi bir yaşlık çıkmadıkça abdest bozulmuş olmaz.
9) Erkeğin tenasül organına kaybolacak şekilde tıkanmış olan bir pamuğun,
üzerinde ıslaklık olmasa bile, sonradan dışarıya çıkmış olması veya çıkarılması
abdesti bozar. Yine bu organa tıkanmış olan ve bir kısmı dışarda kalan pamuğa
sidiğin sirayet etmiş olması da abdesti bozar. İç kısımdaki yaşlık abdeste zarar
vermez. Ancak pamuk dışarıya çıkıp düşerse, o zaman abdest bozulur. Çünkü az bir
ıslaklık pamukla bulunmuş demektir.
10) Kadının tenasül organı içine veya dışına tıkanan bez veya pamuğun yaş olarak
dışarıya çıkması veya çıkarılması abdesti bozar. Şöyle ki: Bu organın dış
kısmına tıkanan pamuğun iç tarafı ıslanmış olunca, abdest bozulmuş olur. Pamuğun
dışına ıslaklığın geçmesi şart değildir. Fakat bu organın iç kısmına tıkanan
pamuğun dışarısına kadar yaşlık gelmedikçe, abdest bozulmaz.
11) Yan üstü yatarak, bağdaş kurarak, dirseklere dayanarak, ayakları yan
taraftan çıkarıp oturarak, namaz dışında secde haline geçerek uyumak abdesti
bozar. Yine oturur vaziyette uyurken yere düşmese bile, kıçı yerden kesilip
yükselmiş olsa abdesti bozulur.
12) Çıplak hayvan üzerinde yokuş çıkarken uyumak. Ancak düz yolda veya yokuştan
aşağıya doğru inerken hayvan üzerinde uyumak abdesti bozmaz. Palanlı ve eğerli
hayvan üzerinde, hangi şekilde olursa olsun uyumak zarar vermez.
13) Teyemmüm etmiş olan bir kimsenin abdest alabileceği bir suyu görmesi ile
abdesti bozulmuş olur.
14) Özür sahibi olanlar için namaz vaktinin çıkmış olması. (99. maddeye
bakınız.)
Abdesti Bozmayan Şeyler
168- Aşağıdaki haller abdesti bozmaz:
1) Bir hastalık olmaksızın gözden gelen yaş ve su veya ağlamak.
2) Yara ve benzeri yarıklar içinde görülen ve dışarıya çıkmayan kan, irin ve
sarı sular.
3) Bir yaradan kopan deri parçası.
4) Mayasıl ıslaklığı ve parmaklar arasındaki pişinti.
5) Yarıdan az olmak şartı ile donmuş kanın tükrük veya sümüğe bulaşmış olması.
6) Kulaktan, burundan veya yaradan kurt çıkması. Bu kurt temizdir, üzerindeki
yaşlık ise azdır, onda akıcılık kuvveti yoktur.
7) Ağız dolusu olmayan kusuntu.
8) Baştan inen veya içeriden yükselip çıkan balgam, ağız dolusu olsa bile,
abdesti bozmaz. Çünkü balgam yapışkan ve kaypak olduğundan pisliği içine çekmez.
Üstündeki yaşlığı ise azdır. Bu hüküm İmamı Azam ile İmam Muhammed'e göredir,
İmam Ebû Yusuf'a göre, iç boşluğundan gelen ağız dolusu balgam abdesti bozar.
9) Kokusu olsun veya olmasın, erkek ve kadının tenasül organından çıkan yel.
10) Rutubetsiz ye kokusuz olarak arka taraftan çıkarılan şırınga. Bununla
beraber uygun düşen, ihtiyat olarak abdesti yenilemektir.
11) Erkeğin tenasül organına damlatıldıktan sonra geri gelen yağ. Bu da İmamı
Azam' a göredir.
12) Pıhtılaşmış bir halde kusulan kan parçası.
13) Baştan buruna veya kulağa kadar akıp gelen, fakat gusülde yıkanması farz
olan yere taşmayan kan.
14) Kullanılan misvak (ve fırça) üzerinde veya ısırılan sert meyvalar üzerinde
görülen ve akıcılığı bilinmeyen kan izleri.
15) Pire, kene, sivri sinek, kara sinek gibi haşeratın karınları doluncaya kadar
emdikleri kan.
Sülüğün karnı doluncaya kadar kan emdikten sonra düşmesi halinde kendisinden kan
çıkarsa abdesti bozar.
16) Saçların tıraş edilmesi, bıyıkların kırpılması, tırnakların kesilmesi.
17) Kıçı tamamen yere yerleştirmek suretiyle oturarak uyumak.
18) Namazda iken ayakta, oturarak, rükûda ve secdede uyumak.
19) Namaz dışında, cenaze namazında ve tilavet secdesinde kahkaha ile gülmek.
(Şafiîlere göre, namaz içinde de kahkaha ile gülmek abdesti bozmaz.)
20) Ne kendisinin, ne de başkasının duyamayacağı bir sesle gülümseme (tebessüm).
Bununla abdest bozulmayacağı gibi, namaz da bozulmaz. Fakat yalnız kendisinin
işitebileceği bir sesle gülmek, abdesti bozmasa da namazı bozar.
21) Herhangi bir kimsenin bedenine veya tenasül organına el ile dokunmak.
(Malikîlere göre, mükellef olan bir kimse, buluğ çağına yakın bir kadının açık
bulunan bir uzvuna veya ince hafif bir şeyle örtülü bir yerine lezzet maksadı
ile dokunsa abdesti bozulur. Bir maksad olmaksızın duyulan bir lezzet de
böyledir. Öyle ki, kadın mahrem olsa bile, lezzetlenme duygusu olan bir dokunma
ve yapışma ile abdest bozulur.)
(Şafiîlere göre, herhangi bir yabancı kadının hiç bir engel bulunmaksızın bir
uzvuna dokunmak abdesti bozar. Lezzet bulunmasa bile, hüküm yine böyledir.
Bundan kadının saçları, dişleri ve tırnakları müstesnadır. Bunlara dokunmak, bir
lezzet olsa bile, abdesti bozmaz. Yine Şafiîlere göre, bir erkek veya bir kadın,
kendisinin veya başkasının oturağını veya ön tenasül organını bir engel
olmaksızın elinin içi ile tutsa, abdesti bozulur. Maliki ve Hanbelîlere göre de
böyledir. Ancak bunlara göre, bir kadının kendi tenasül organını tutması
abdestini bozmaz.)
Not: Bu gibi ihtilaflı meselelerde ihtiyata riayet edilmesi daha iyidir. Hanefî
mezhebinde olan bir kimse, kendi mezhebine göre abdesti bozmayıp başka mezhebe
göre abdesti bozan bir hal ile karşılaştığı zaman, ihtilaftan kurtulmak için
abdest almalıdır. Böyle hareket etmek, bilhassa imamlar için mendubdur.
TAHARET
KİTABI
İLMİHAL ANA SAYFASI
|