|
Türkmüsün.Net - Mehter Marşları
Abdestin Mahiyeti, Farzları, Sünnetleri
Abdestin Mahiyeti
136- Abdest belli organları usulüne göre yıkamaktan ve meshetmekten ibaret bir
temizliktir, bir ibadet ve itaattir. Abdeste, güzel oluşundan ve temizliğe
yardımcı olmasından dolayı "Vuzu" adı verilmiştir. Abdestin manevî birçok
faydaları ve sevabları olduğu gibi, maddî olarak da pek çok yararları vardır.
Vakit vakit abdest alan bir müslüman temizliğe riayet etmiş, temizliği
alışkanlık haline getirerek kendisini, birçok hastalıklara sebebiyet verecek
kirli hallerden korumuş olur.
"Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur." buyurulmuştur. Bir hadîs-i şerifde
şu anlamdadır: "Her kim emrolunduğu gibi abdest alır ve emrolunduğu şekilde
namaz kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır."
137- Namaz gibi bir kısım din görevlerini yerine getirmek
için abdest almaya gerek vardır. Bu görevlerden her birinin yapılması, abdestin
bir sebebidir. Abdestsiz bir kimse namaz kılamaz, tavaf edemez, bir mahfaza
içinde olmaksızın Kur'an'ı tutamaz, Kur'an'ın tam bir ayetinin veya bir kısmının
yazılı bulunduğu bir levhaya el süremez. Bunları yapmak haramdır. Fakat Kur'an-ı
Kerimi ezber olarak veya karşıdan mushaf'a bakarak abdestsiz okuyabilir. Aklı
olan ve büluğ çağına eren ve suyu kullanmaya gücü yeten her müslüman, gerektiği
zaman abdest almakla yükümlüdür.
Abdestin Farzları
138- Abdestin farzları dörttür: Yüzü bir kez su ile yıkamak, iki eli dirseklerle
beraber bir kez yıkamak, her iki ayağı topuklarla beraber bir kez yıkamak ve
başın dörtte birini ıslak bir elle ve kullanılmadık temiz bir su yaşlığı ile bir
kez silmek (meshetmek) tir. Şöyle ki:
Yüz denilen organ, iki kulak memesi, arasındaki yer ile alnın saz biten yerinden
çene altına kadar olan kısımdır. Kulaklarla sakal arasında bulunan kılsız
kısımlar da yüzden sayılır. İşte yüz denilen bütün bu kısmı su ile bir kez
yıkamak farzdır.
Sakal sık olunca, onun üstünü yıkamak yeterlidir, altındaki deriyi yıkamak
gerekmez. Fakat sakal seyrek olunca, altındaki deri kısımları da yıkamak
gerekir.
Dirseklere gelince, bunlara "Mirfak" denir. Elleri dirseklerle beraber yıkamak
farz ise de, dirseklerden daha yukarısını yıkamak zorunluluğu yoktur. Ayakların
iki taraflarında bulunan ve "Topuk" denilen şişkin kısımları da yıkamak gerekir.
Fakat bunların yukarısını yıkamak gerekmez.
Başa meshe gelince: alınla arkaya doğru başın ön kısmına meshedilmesi daha
faziletlidir. Meshedilen yer iki kulağın üstüdür. Bu kısımdaki saçların üzerine
meshedilmesi yeterlidir. Fakat bu kısımdan aşağıya sarkan saçların üzerine
meshedilmesi, başın üstünde topak olsalar dahi, yeterli olmaz.
(Malikî ve Hanbelîlere göre, başın tamamını meshetmek vacibtir. Şafiîlere göre
en az bir parmak mesih yeterlidir.)
Abdestin Sünnetleri
139- Abdestin başlıca sünnetleri şunlardır:
1) Abdeste başlarken önce temiz olan elleri bileklere kadar yıkamak. Temiz
olmayan elleri önce yıkamak ise farzdır. Böylece diğer organlar kirlenmiş olmaz.
2) Abdeste "Eüzü Besmele" ile başlamak. Abdest arasında okunacak Besmele ile bu
sünnet yerine getirilmiş olmaz.
(Hanbelîlere göre, abdestin başlangıcında Besmele okumak vacibdir; kasden terk
edilirse, abdest batıl olur. Yanılarak veya bilmeyerek terk edilmesi abdesti
geçersiz kılmaz.)
3) Niyet etmek: Abdesti, namaz kılmaya veya abdestsizliği gidermeye veya Yüce
Allah'ın emrini yerine getirmeye niyet ederek almak.
Niyet kalb ile olur, dil ile "Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya"
denilmesi güzel görülmüştür. Niyetin vakti, elleri veya yüzü yıkamaya başlama
zamanıdır.
(Malikîlerle Şafiîlere göre, abdestin başında niyet etmek farzdır. Hanbelîlere
göre de, niyet abdestin sıhhatının şartıdır.)
4) Mazmaza (ağıza su vermek) ve istinşak (buruna su çekmek). Şöyle ki: Elleri
yıkadıktan sonra önce üç kez ağıza dolusunca su alınır ki, buna "Mazmaza" denir.
Sonra üç kez de burnun yumuşağına kadar gidecek şekilde buruna su verilir ve
sümkürülür. Buna da "İstinşak" denir. Her su verişte su yenilenir. Bunları
yapmakla hem ağzın, hem de burnun içi yıkanmış ve kullanılacak suyun tadı ve
kokusu anlaşılmış olur.
5) Mazmaza ve istinşakı aşırı derecede yapmak. Şöyle ki: Mazmazada su, boğaza
kadar iner. İstinşakta su, burnun katı yerine kadar çıkarılır. Fakat oruçlu
olanlar mazmaza ve istinşakı böyle aşırı yapmazlar.
6) Misvak kullanmak. Şöyle ki: Misvak, arak denilen ağacın dalından yapılan ve
dişleri temizlemek için kullanılan bir fırçadır. Böyle lifleri olan diğer ağaç
dallarından da yapılabilir. Misvak, parmak kalınlığında ve bir karış boyunda
olmalıdır. Sağ ele alınır ve serçe parmağının üstünden geçirilir, baş parmak ve
işaret parmağı ile tutularak ıslak olan ağzın sağ tarafından enine olarak dişler
fırçalanır. Bunun kullanılması oruca zarar vermez.
Misvakın pek çok yararları ve sevabı vardır. Dişleri temizler, ağız kokusunu
giderir, sağlığa yararlı olur. Bir hadis-i şerifte: "Misvak, ağzı temizleyici ve
Rabbin rızasını kazandırıcıdır," buyurulmuştur. Diğer bir hadis-i şerifde de:
"Eğer ümmetime güçlük vermeyecek olsaydım, her abdest için misvak kullanmalarını
onlara emrederdim," buyurulmuştur.
Misvak bulunmaz veya kullanıldığında dişleri kanatırsa, onun yerine parmak
kullanılabilir. Şöyle ki: Baş parmak ağzın sağ tarafına, şehadet parmağı da sol
tarafına salınarak üst ve alt dişler ovalanır. Misvak kullanmak yalnız namazlara
özgü değildir, kullanılması her zaman iyidir; çünkü temizliğe yardımcıdır. Kıl
fırçalarla yapılan diş temizlemelerine de üstünlüğü vardır.
Kadınlar oruçlu olmadıkları zaman çiğnedikleri sakız misvak yerine geçer.
7) Sıra gözetmek: Abdest alırken önce yüz, sonra kollar yıkanır. Bundan sonra
başa meshedilir ve arkasından da ayaklar yıkanır. Ayaklarda mest varsa,
mestlerin üzeri meshedilir. Bu şekilde sıra gözetilmezse, yine abdest sahih
olur, ancak sünnete uyulmuş olmaz.
(Şafiî ve Hanbelîlere göre, abdest alırken bu sıraya uymak farzdır.)
8) Abdesle sağ tarafdan başlamak: Sağ kol, sol koldan önce ve sağ ayak, sol
ayakdan önce yıkanır. Sağ taraf daha şerefli olduğu için böyle yapılır.
9) Abdest organlarını üçer kez yıkamak. Bunlardan biri farz, diğer ikisi
sünnettir. Üçten fazla veya üçten az yıkamak sünnete aykırıdır. Şüphe sebebiyle
veya su azlığı dolayısıyla bu sayılar azaltılıp çoğaltılabilir.
10) Elleri ve ayakları yıkamaya başlarken parmak uçlarından başlanır.
11) Eller ve ayaklar yıkanırken parmakların arasını yoklayıp yıkamak (hilallamak):
El parmakları birbirine sokularak, ayak parmakları da el parmaklarından biri ile
yapılır. Sol elin serçe parmağı ile sağ ayağın altından ve serçe parmağın
arasından hilallamaya başlayarak sıra ile sol ayağın serçe parmağında sona
erdirilmesi iyidir. Parmakları akar suya koymak da hilallama yerine geçer.
12) Abdest suyunu, bıyıkların ve kaşların altlarına ve yüzün çevresinden sarkmış
bulunan fazla kıllara eriştirmek.
13) Sakalın çeneden aşağıya uzamış kısmını meshetmek ve sık olan sakalı bir avuç
su ile alt tarafından el parmakları ile hilallamak. Bu, iki İmama göredir, İmamı
Azam'a göre müstahabdır.
14) Başın tamamını bir su ile meshetmek. Buna "Kaplama Mesih" denir. Sünnet
üzere kaplama mesih şöyle yapılır: Her iki el tamamen ıslatılır. Sonra bu iki
elin baş parmakları ile işaret parmaklarından sonra gelen üç parmak birbirine
bitiştirilir. Bu ellerin ayaları yukarı kaldırılıp o bitişik parmaklar uç uca
gelmek üzere birbirine yaklaştırılır.
Böylece bitişik halde olan iki elin parmakları başın ön tarafından enseye kadar
çekilir. Sonra ellerin ayaları başın iki tarafına yapıştırılarak ense tarafından
başın önüne kadar çekilir. Böylece bütün başın meshi bitmiş olur. Sonra başa
değdirilmeyen baş parmakların içi ile kulakların dışları ve şehadet parmakları
ile de kulakların içleri meshedilir. Parmakların arkaları ile de boyun
meshedilir. Bununla beraber başın her tarafı istenildiği bir şekilde
meshedilebilir.
(Şafiîlere göre, meshi üç kez tekrarlamak sünnettir.)
15) Kulakları meshetmek. Bu mesih bir su ile yapılabileceği gibi yukarıda
bildirildiği şekilde de yapılabilir. Serçe parmaklarını kulak deliklerine
sokarak kımıldatmalıdır.
(Hanbelîlere göre, kulakları ve içlerini meshetmek farzdır; çünkü bunlar da baş
kısmına dahildir.)
16) Boynu meshetmek: Başı ve kulakları meshettikten sonra, iki elin arkaları ile
ve üçer parmakla, yeni bir suya gerek kalmaksızın boyun meshedilir. Boğazı
meshetmek bid'attır.
17) Abdest organlarını, üzerlerine dökülen su ile iyice ovmak.
18) Abdest organlarını, arada kesinti yapmadan yıkamak. Bir organ henüz
kurumadan diğerini yıkamaya geçmek. Buna "Vila" denir. Havanın sıcaklığı
sebebiyle yıkanan organın hemen kuruması vilaya engel değildir.
Bazı alimlere göre vila: Abdest alırken araya başka bir iş sokmamaktır.
(Malikîlerle Hanbelîlere göre, abdest organları yıkanırken hemen birbiri
ardından yıkanmaları ve araya başka bir iş sokulmaması farzdır.)
TAHARET
KİTABI
İLMİHAL ANA SAYFASI
|