|
Türkmüsün.Net - Mehter Marşları
Din Yönünden Temiz Sayılan Şeyler
73- Aslen bütün yeryüzü, bütün madenler, bütün sular,
bütün otlar, ağaçlar, çiçekler ve meyvalar, domuzdan başka hayvanların
üzerlerinde pislik olmamak şartı ile bedenlerinin dışı temizdir. Bunların
dokunması ile elbiseler pislenmiş olmaz. Domuzun sadece kılları, zaruret
dolayısıyle badana yapmak ve ayakkabı dikmek için kullanılabilir. Bunlarla
yapılan badana ve dikilen ayakkakbı pis sayılmaz.
Yine bir su kovası, domuz kılları ile yapılmış olan bir fırça ile boyanmış olur
da, boya kuruyarak suda boyadan bir iz kalmazsa, yine kova temiz sayılır; onunla
kuyudan su çıkarılabilir. O kıllardan az bir mikdar suya düşse de, su bozulmuş
olmaz. Bu hüküm İmam Muhammed'e göredir. Tercih edilen de bu görüştür. İmam Ebû
Yusuf'a göre, bu kıllar içine düştüğü suyu bozar. Çünkü bu kılların kullanılışı
bir zaruret sebebiyle caiz görülmüştür. Bunların su içine düşmeleri zaruret
dışında kalır. Bu kılların fırça olarak kullanılmaları da hoş görülmemektedir.
Bunların yerine kullanılacak başka bir şey bulunduğu zaman, kullanılmamaları
şübhesiz ki daha iyidir.
Şunu da belirtelim ki, bir şeyin temiz sayılması, onun yenip içilmesinin helal
olmasını gerektirmez. Nice zehirli sular ve nice sarhoşluk veren otlar vardır
ki, bunlar temiz oldukları halde yenip içilmeleri haram bulunmaktadır.
(Malikî'lere göre, köpek ile domuz dahil, her canlı hayvanın bedeni temizdir.)
74- Domuzdan başka olarak boğazlanıp kanları akıtılan
bütün hayvanların deri, ciğer, yürek, dalak ve damarları ile etleri arasında
kalıp akmayan kanları temizdir. Bu boğazlamanın din usulüne göre yapılmış olması
görüşü daha kuvvetlidir. Bit, pire ve tahta kurusu kanları da böylece pis
değildir.
75- Su içinde yaşayan hayvanlardan suda ölen balıklar ve
diğer hayvanlar temizdir. Bununla beraber bu deniz hayvanlarından bir kısmının
yenmesi haramdır. Sekizinci kitaba bakılsın.
76- Domuzdan başka olan hayvanların, boynuz, tırnak,
kemik, kıl ve tüyleri gibi içlerine kan girmeyen organları ve tabaklanan
derileri hayvanların ölümleriyle pis olmaz. Sahih olan görüşe göre, sinirleri
temiz değildir. Çünkü bunlarda acı duyacak kadar bir canlılık bulunmuştur.
77- Misk kedisi temizdir, yenmesi de helaldir. Miskin
göbeği de temizdir. Zibad denilen yağ da temizdir.
78- Henüz ot yememiş süt kuzularının kursakları temizdir.
Bunlar ister boğazlansın, ister boğazlanmasınlar, bunlardan peynir mayası
yapılabilir.
79- Tavuğun ölümünden sonra çıkan yumurta temizdir,
yenebilir. Ölmüş bir koyunun memesinden çıkan süt de temizdir. Bu süt İmamı
Azam'a göre içilebilir, iki İmama (Ebû Yusuf ve Muhammed'e) göre süt temiz ise
de memenin pis olmasından dolayı içilmez.
80- Kokmuş et, ekşimiş yemek, acılaşmış yağ, kokup
kurtlanmış et veya peynir bu durumda temizliğini kaybetmiş olmaz. Fakat bunların
zararlı olmaları itibariyle yenmeleri uygun olmaz.
81- Ev kedilerinin sidiği, dokunduğu kapları ve içine
düştüğü suyu pisleştirir. Bir zaruret olduğu için elbiselere dokunması ile
elbise pis sayılmaz.
Yine farelerin de sidiği suları temizlikten çıkarır. Ancak yenecek ve içilecek
şeylere az mikdarda dokunan fare sidikleri ve tersleri, yiyecek ve içeceklerde
tadları belirmeyince bağışlanmıştır. Çünkü bunlardan korunmak zordur. Diğer bir
görüşe göre, hem kedinin hem de farenin sidikleri suları da bozar, elbiseleri de
bozar. Bunun için ihtiyat yolunu seçmelidir.
82- İğne ucu yahut iğne deliği kadar küçük olan sidik
serpintileri bir bedene yahut bir yere veya elbiseye sıçrarsa o yerler pis
sayılmaz. Fakat böylece suya sıçrayan olursa, bu bağışlanmaz; durgun ve az olan
suyu pisletir. Çünkü bu gibi sıçrantılardan suyu korumak kolaydır.
83- Akar veya durgun bir halde olan suya pisliğin
düşmesinden dolayı sıçrayan damlalar temizdir. Ancak damlalarda pislik izi
olursa, o zaman pis sayılırlar.
84- Heladan, ahırdan ve hamamdan çıkan buharların
oluşturduğu su damlaları temiz sayılır. Fakat pis sayılan bir şeyden sıkılarak
çıkarılan sıvılar temiz değildir.
85- Caddelerin gerek sert ve gerek yumuşak olan çamurları,
pislikten arı olmasa da temiz sayılır. Elbiseye sıçrayan böyle çamurun tümünün
pis olduğu belli değilse, bu elbise ile namaz kılmak sahihdir.
86- Bir cenazenin üzerinde pislik yoksa, onun yıkanması
halinde meydana gelen yıkantı temizdir, namaza engel olmaz. Fakat ölü üzerinde
pislik varsa, o halde yıkantısı da pistir; ancak yıkama işi ile uğraşılırken
sıçrantılardan korunmak güç olduğu için bunlar bağışlanmıştır.
87- Necaset yıkantısı da pistir. Temizlenmesi üç kez
yıkamakla olan şeylerin dördüncü kez yıkantısı temiz olur.
88- Pis yerler üzerinden esip gelen bir rüzgarın dokunduğu
elbise ve kumaşlar pis olmaz. Ancak elbise veya kumaşlarda pislik eseri
görülürse o zaman pislenmiş sayılırlar.
89- Ancak sıkılmak suretiyle damlayabilecek kadar ıslak
olan bir bohçaya temiz elbiseler sarılır da, bu elbiselerde pislik eseri
görülmezse, elbiseler temiz sayılır.
Yine kurumuş halde bulunan pis bir yer üzerine serilen çamaşırda pislik eseri
bulunmazsa, o çamaşırın ıslaklığı pis yer üzerinde görülse bile pislenmiş olmaz.
90- Bir kimse pis bir yatak veya pis bir yer üzerine yatıp
uyumuş olsa, adam pislenmiş sayılmaz. Ancak terinden veya ayağındaki bir
yaşlıktan dolayı pisliğin eseri elbisesinde veya bedeninde görülürse, bu
pisliklerin yıkanması gerekir.
91- Keçi ve koyun benzeri hayvanların memesine yapışmış
olan pisliklerin sağılan süt içine düşmesiyle süt pis olur. Fakat süt sağılırken
sütün içine kuru olarak düşen bir iki parça pislik henüz dağılmadan hemen
çıkarılıp atılırsa ve sütte de bir iz bırakmazsa, o süt temizdir. Bu mikdar
bağışlanmıştır; çünkü bundan korunmak güçtür.
TAHARET
KİTABI
İLMİHAL ANA SAYFASI
|