|
Türkmüsün.Net - Mehter Marşları
İçtimaî (Toplumsal) Görevler
14- Bilindiği üzere, insanlar yaratılış bakımından
medenîdirler. Toplu bir halde yaşamak ihtiyacındadırlar. Bu yönden aralarında
karşılıklı bir takım görevler bulunur. Bunlar gözetilmedikçe, toplum hayatı
devam edemez, hiç bir işte düzen bulunamaz. Bu görevlerin başlıcalan şunlardır:
1) Cemiyet ferdlerinin hayatını gözetmek: Her insan
yaşamak hakkına sahibdir. Hiç bir kimsenin hayatına haksız yere tecavüz
edilemez. İslam gözünde bir insanı haksız yere öldüren, bütün insanları öldürmüş
gibi olur. Aksine bir insanın yaşamasına sebeb olan bütün insanları hayata
kavuşturmuş gibi olur.
2) Ferdlerin hürriyetini gözetmek: Yüce Allah
aslında bütün insanları hür olarak yaratmıştır. Hiç bir kimse meşru bir sebep
olmaksızın esir edilemez. Ancak hürriyetlerin çerçevesi belirlidir. Her insan
her istediğini yapmak yetkisine sahib değildir. Öyle olsa, cemiyetin hürriyeti
kaybolur gider. Herhangi bir sebeble esir olmuş kimseleri hürriyetlerine
kavuşturmak, İslamda büyük bir hayır sayılmaktadır.
3) Ferdlerin vicdanlarını gözetmek: Vicdan İlahî
bir kuvvettir, ruhun bir özelliğidir. İnsan, bozulmayan bir vicdanla, iyi
şeylerle kötü şeylerin arasını ayırabilir. Vicdanın kıymeti dışardaki
eserlerinden anlaşılır. Fena harekette bulunan insanın, iyi bir vicdana sahib
olduğu söylenemez. İslam, bütün insanların hidayet ve mutluluğunu isteyen
vicdanlara büyük önem verir. Kirli vicdan sahiblerinin de hallerine acır,
kendilerini doğru yola getirmeye çalışır. Fakat hiç bir kimsenin vicdanına
başkalarının musallat olmasına cevaz vermez. İnsanlar birbirlerini iyilikle
uyandırmaya ve hallerini düzeltmeye çalışırlar. Birbirlerinin vicdanına hakim
olmaya çalışamazlar. Vicdanlara bakan ancak Yüce Allah'dır. Herkesi vicdanındaki
duygularından dolayı mükafatlandınr veya azab eder. Yalnız şunu da söyleyelim
ki, kötü vicdanları düzeltmek için yapılacak olan bilinçli uyarıları ve
öğütleri, vicdanlara karışma şeklinde anlamak doğru değildir.
4) Ferdlerin ilmî görüşlerim gözetmek: İslamda onun
bunun fikrine, ilmî görüşüne tecavüz edilmesi caiz değildir. Şu kadar ki,
herhangi bir fikrin ve kanaatin doğru olup olmadığına, yine ilmî bir şekilde
müdahale etmelidir. Çünkü bir hakkın meydana çıkması, ancak bu sayede mümkün
olur. Bir batılın kötülüğünden cemiyetin kurtulabilmesi de ancak böyle yapmakla
mümkündür.
5) Ferdlerin namus ve şereflerini gözetmek: İslam
dininde herkesin namus ve şerefi saldırıdan korunmuştur. Böyle bir saldırı ağır
bir cezayı gerektirir. Bunun içindir ki, İslamda gıybet, iftira, alay etme,
sövme ve kötü söylemek kesinlikle haramdır. Başkalarının namus ve şerefine saygı
göstermeyen kimse, namus ve şeref duygusundan yoksundur. Cemiyetin kutsal
duygularına saldıran bir canavar gibidir.
6) Ferdlerin mülkiyet haklarını gözetmek: İslamda
herhangi kimsenin mülkiyet hakkına, mülküne ve tasarruf hakkına tecavüz etmek
haramdır. Herkesin kazancı kendine aittir. Herkesin meşru surette kazandığı
malları tecavüzden korunmuştur. Cemiyetin ilerlemesi ve medenî bir halde
yaşayabilmesi, ancak bu korunma ile mümkün olur. Bir cemiyeti meydana getiren
ferdlerin servet ve meslek bakımından değişik derecelerde olmaları, hikmet ve
ihtiyaç gereğidir. Herkes Allah'ın taksimine razı olmalıdır. Herkes meşru
şekilde çalışıp servet kazanmalıdır. Temiz ve huzurlu bir cemiyet hayatının
başka şekilde devamına imkan yoktur.
İSLAM
AHLAKI KİTABI
İLMİHAL ANA SAYFASI
|