|
Türkmüsün.Net - Mehter Marşları
Hac ve Umre ile İlgili Yasaklar
59- Hac veya Umre için ihrama girmiş olanların din
yönünden yapmaları yasak olan şeylere "Cinayetü'l-Hac = Hac Yasakları" denir.
Burada kasıd, yanılma, hataya düşme ve unutma birdir.
(Şafiîlerce hata ve unutma cezası bağışlanmıştır.)
60- Hac ve Umre'ye ait yasaklar (cinayetler) şu beş kısma
ayrılır:
1)Yapılmalarından dolayı yalnız birer dem (koyun veya keçi) kurban edilmesi
gereken cinayetler.
Büluğ çağına ermiş olup da ihrama girmiş bulunan bir kimsenin bir uzvuna
(organına) tamamen veya bir uzvu mikdarı olacak şekilde değişik yerlerine hoş
kokulu bir şey sürmesi, başına kına yakması, yağ sürünmesi, tam bir gün akşama
kadar dikişli bir elbise giyinmesi veya başını örtülü bulundurması, başının en
az dörtte birini traş ettirmesi, fazla tüylerini gidermesi, tırnaklarını
kesmesi, haccın vaciblerinden birini (mikatta ihrama girmeyi) terk etmesi, cünub
veya haiz olarak kudüm veya veda tavafı yapması veya abdestsiz olarak ziyaret
tavafında bulunması gibi...
Kıran haccında bu yasaklardan biri yapılırsa, iki ihramın hürmetini korumak için
iki kurban (dem) gerekir.
Böyle irade ile yapılmalarından dolayı kurban kesilmesi gereken şeylerden biri,
bir zaruret ve illet sebebiyle yapılsa, bu işi yapan serbest kalır; dilerse
Harem'de bir kurban keser, dilerse istediği yerde üç gün oruç tutar, dilerse
altı fakire birer fitre mikdarı sadaka verir. Bu sadakanın Mekke fakirlerine
verilmesi daha faziletlidir. Verilecek bu sadakada temlik caiz olduğu gibi,
ibahe (ikram suretiyle yemek yedirme) de caizdir. İmam Muhammed'e göre ibahe
caiz değildir.
2) Yapılmasından dolayı Bedene (deve veya sığır) kurban edilmesi gereken
cinayetler:
Bunlar, Arafat'da vakfeden sonra daha traş olmadan veya saçları kısaltmadan önce
kurulan cinsel ilişki ile ziyaret tavafını cünub, hayız veya nifas hallerinde
yapmaktan ibarettir. Bununla beraber herhangi bir tavaf, taharet haline yeniden
yapılırsa cezası düşer.
Arafat'da vakfeden sonra saçları traşdan veya kısaltmadan önce, bir mecliste
cinsel ilişki tekrarlansa, yalnız bir Bedene (deve veya sığır) gerekir. Meclis
değişecek olsa, birinci ilişkiden dolayı bir Bedene (deve veya sığır),
diğerlerini için de dem (koyun) gerekir. Çünkü birinci ilişkide tavafa noksanlık
gelmiştir. Böyle noksan bir tavaf için de "Dem" yeterli olur. Fakat traş
olduktan sonra veya saçları kısalttıktan sonra, ziyaret tavafının tamamından
veya ilk dört şavtından önce ilişkide bulunsa, yalnız bir koyun kesmek yeterli
olur. Buna göre, ziyaret tavafının tamamından veya dört şavtından sonra
kurulacak ilişki ile ceza olarak ne bedene ne de dem gerekir.
3) Her birinin yapılmasından dolayı yarım sa' (bir fitre mikdarı) beşyüz yirmi
dirhem sadaka verilmesi gereken cinayetler.
Bunlar, İhramda bulunan bir kimsenin uzuvlarından (organlarından) birinin az bir
kısmına hoş kokulu bir şey sürmesi, bir günden az dikişli elbise giymesi veya
başını örtmesi, başının dörtte birinden azını traş etmesi, yalnız bir tırnağını
kesmesi, başkasını traş etmesi, başkasının tırnağını kesmesi, abdestsiz olarak
Kudüm tavafı veya Veda tavafı yapması gibi şeylerdir.
Tedavi için hoş kokulu şey kullanılması, ceza gerektirirse de, zeytin yağı gibi
bir yağ kullanılması ceza gerektirmez.
Kırık bir tırnağı koparmak da caizdir; çünkü bunda büyüme hali kalmamıştır.
4) Her birinin yapılmasından dolayı bir fitre mikdarından, yarım sa'dan (beş yüz
yirmi dirhem buğdaydan) az bir sadaka verilmesi gereken cinayetler (yasaklar):
Bunlar, İhramda bulunan kimsenin çekirge öldürmesi, kendi üzerinde bulunan biti
öldürmesi veya onu yere atması, başkasının üzerindeki biti öldürmesi için onu
göstermesi gibi işlerdir.
İhramde iken bunlardan birini yapan kimse, dilediği bir mikdar sadaka verir.
Öldürülen bitler üçten çok ise, bir fitre mikdarı sadaka verilir. Yolda görülen
bir biti öldürmek yasak değildir, bunun için cezası yoktur. Çünkü bu, aslında
eziyet veren bir hayvan olduğundan öldürülmesi caizdir.
İhramda bulunan kimse, ihramdan çıkıncaya kadar hazin, perişan ve mütevazı bir
hal içinde ihtiyacını Yüce Allah'a arzetmesi gerektiğinden üste başa düzen
verilmemesi biri kulluk ve ihtiyaç nişanının bir ifadesi olur.
5) Her birinin yapılmasından dolayı bedel değer ödemek (Zıman) gereken yasaklar
(cinayetler)dir.
Bunlar da ihramda bulunanın av hayvanlarını öldürmesinden veya Harem
Bölgesindeki yaş ağaçları ve yeşil otları kesip koparmasından ibarettir. Bunun
için İhramda olan kimse (muhrim), gerek Harem Bölgesinde ve gerek Harem dışında
hiçbir kara hayvanını öldüremez ve öldürülmesi için de onu başkasına gösteremez.
Yine, ihramda olan bir kimse, Harem bölgesindeki yaş ağaçları ve yeşil otlan
kesemez. Bunlan yapınca, kıymetlerini öder.
Şöyle ki:
Öldürülen hayvan eti yenmeyen hayvanlardan ise, onun cezası bir koyun veya keçi
kurban etmekten ziyade olmaz. Fakat eti yenilir hayvanlardan ise, öldürüldüğü
yerdeki kıymeti, iki adalet sahibi kimse tarafından belirlenerek tamamen sadaka
verilir. Eğer bu kıymet bir fitre mikdarından az ise, buna karşılık bir gün oruç
tutmak da yeterlidir.
Bununla beraber kıymeti bir kurban değerine eşitse, yasağı işleyen serbesttir.
Dilerse bu kıymet karşılığında fakirlere dağıtılmak üzere fitre mikdarı buğday,
arpa ve hurma alır. Dilerse her fitre mikdarı karşılığında birer gün oruç tutar.
Bu oruç değişik zamanlarda da tutulabilir.
Öldürülen hayvan av için öğretilmiş doğan ve köpek gibi bir hayvan ise, sahibine
öğretilmiş olduğuna göre kıymeti ödenir. Ayrıca öğretilmemiş olduğuna göre de
fakirlere kıymeti sadaka olarak verilir.
Ağaçlara ve otlara gelince, bunlara kendiliğinden bitmiş olup kimseye ait
değilse, Harem Bölgesinin hakkını korumak için kıymetleri sadaka olarak verilir.
Fakat bir kimsenin mülküne ait ise, birer kıymetlerini de sahiblerine vermek
gerekir.
Harem Bölgesindeki bir ağacın yalnız yapraklarını almak, ağaca zarar vermezse
caizdir. Bundan dolayı ceza gerekmez.
Hac İle Umrenin Yasaklarına Dair Çeşitli Meseleler
61- Bir hayvan ayağını kırmak, bir kuşun kanadını kırıp onu uçamaz hale
getirmek, bir kuşun yumurtasını kırmak, ihramda olan kimse için, o hayvanı veya
kuşu öldürmek hükmündedir.
62- Bir hayvanın tüylerini ve kıllarını kesmek veya kaçıp
kurtulmasına engel olmayacak bir şekilde bir uzvunu (organını) kesip kırmak da,
onun kıymetine getireceği noksanlık mikdarını sadaka vermeyi gerektirir. Eğer bu
şekilde hayvanın yaralanması sonunda hayvan iyileşirse, ceza vermek gerekmez.
63- İhramda olan kimsenin avladığı hayvan kendiliğinden
ölmüş olursa yine cezayı gerektirir. Çünkü hayvanı ele geçirmesi, onu yok etme
sayılır.
64- İhramda olanın av hayvanını satın alması da yasaktır.
Çünkü o hayvan, ihramda olan kimse için kıymeti bulunan bir mal sayılmaz.
Fakat ihramda bulunmayan kimsenin kendisi için veya ihramda olanın emri
bulunmaksızın onun için harem dışında avlamış olduğu hayvanın etinden kendisi
yiyebileceği gibi, ihramda olan da yiyebilir.
65- İhramda olan kimse, tavuk ve koyun gibi, yaratılış
gereği olarak kaçıp ürkmeyen evcil hayvanları kesip yiyebilir. Fakat karadaki av
denilen yabanî hayvanları kesecek olsa, onun etinden kendisi de başkaları da
yiyemez. Çünkü bu ölü (besmelesiz kesilmiş) yerindedir. Deniz kuşlarını da
avlayamaz; çünkü bunlar aslen kara hayvanıdır. Bunları öldürmek cezayı
gerektirir.
66- Harem Bölgesinde öldürülen av, İki İmam'a göre, ölü
(Besmelesiz) hükmündedir. Bunu öldüren ihramlı, onun etinden yese istiğfar
etmesi gerekir. İmam Azam'a göre, cezasını ödedikten sonra etinden yese, yediği
mikdarın kıymetini sadaka olarak vermesi gerekir.
67- Harem bölgesindeki bir avı atıp vurmak yasak olduğu
gibi, Harem'de olan kimse de Harem dışındaki bir ava atıp onu vuramaz. Bunların
ikisi de haramdır. Çünkü Harem'deki av güvence altındadır. Harem dahilinde olan
kimse de, dışandaki ava bir şey atmaktan yasaklanmıştır.
68- Mekke'nin Harem bölgesindeki av hayvanlarını avlamak,
kendiliğinden bitip yetişen yeşil otlarını koparmak, yine kendiliğinden yetişmiş
yaş ağaçları kesip koparmak yalnız ihramda olana değil, olmayana da helâl
değildir. Onun için Mekke halkından ihrama girmemişler için bunları avlamak veya
koparıp kesmek, kıymetini ödemeyi (fakirlere sadaka olarak vermeyi) gerektirir.
Bunun karşılığında muhrim (ihramda olan) gibi oruç tutmak yeterli olmaz. Çünkü
işleri yapmak, ihramda bulunmayan Mekkeli hakkında bir boçlanmadır, keffaret
değildir. İhramda olmayanın böyle bir şeye yol gösterip yardımcı olması da
günahtır. Fakat bu hareketinden dolayı kendisine bir borç ödeme cezası gerekmez.
69- Harem bölgesinde hayvanları otlatmak ve kendiliğinden
biten otları biçmek helâl değildir. Fakat Mekke samanı denilen "İzhir" otu ile
mantarları kesip toplamakta bir sakınca yoktur.
Yine, kurumuş ağaçları kesmek, bir ağacın kırık bir dalını koparmak caiz olduğu
gibi, ekilmiş ekinleri ve sebzeleri kesip toplamak da helâldır. Aynı zamanda
insanların yetiştirdiği cinsten olup da kendiliğinden biterek yetişen ağaçları
da kesmek helâldir.
Yalnız insanların yetiştirdiği cinsten olmayıp da, kendiliğinden biten ağaçları
kesmek cezayı gerektirir. O da bu ağacın kıymetini ödemekten ibarettir.
70-İhramda bulunan birkaç kişi, bir av hayvanını öldürecek
olsa, İmam Azam'a göre, bunlardan her birine tam bir ceza gerekir.
(İmam Şafıîye göre, hepsine yalnız bir ceza gerekir. Aynı şekilde ihramda
olmayanların Mekke'de Harem Bölgesinde öldürecekleri bir av hayvanından dolayı
da yalnız bir ceza gerekir.)
71- Bir kimsenin yapmış olduğu cinayetlerin cinsleri ve
meclisleri bir olursa, bir ceza yeterlidir. Fakat cezaların cinsleri ve
işledikleri yerler değişik olursa, ceza da ona göre çok olur.
Örnek: İhramda olan bir kimse, bir zaruret olmaksızın bir mecliste birkaç uzvuna
(organına) hoş kokulu bir şey sürse veya bir elinin veya bir ayağının veya iki
eli ile iki ayağının tırnaklarını keserse, hepsi için bir "dem" (bir koyun
kurban etmek) yeterli olur. Eğer bir elinin veya bir ayağının iki veya üç
parmağını kesse, her tırnak için fitre miktarı sadaka vermek gerekir. Bunların
kıymeti bir kurban kıymetine denk olursa, ihramda olan kimse bundan dilediği
kadar noksan bir şey sadaka verebilir.
Yine, bir elinin beş tırnağını kestikten sonra, henüz keffaret vermeden aynı
mecliste diğer elinin beş tırnağını da kesecek olsa, yine yalnız bir dem (bir
koyun kurban etmek) yeterlidir. Fakat bir mecliste veya başka başka meclislerde
ellerinin tırnaklarını kesip başını traş ettirse ve bir uzvuna da hoş kokulu bir
şey sürse, yapmış olduğu bu yasaklardan her biri için ayrıca bir kurban gerekir.
Çünkü yasakların cinsi değiştiği gibi meclis de değişmiştir.
72- İhramda olan bir kimse, hastalık gibi bir özürden
dolayı gündüzleri bir müddet dikişli elbise giyip geceleri çıkaracak olsa,
bundan dolayı ceza olarak bir kurban yeterli olur.
Fakat bu hastalık gittikten sonra başka bir hastalıktan dolayı tekrar böyle
dikişli bir elbise giyecek olsa, bunun için de ayrıca bir kurban gerekir.
73- İhramda bulunan bir kadının eline kına yakması kurban
kesmeyi gerektirir. Erkeklerin sakallarını kına ile boyamaları ise sadaka
vermeyi gerektirir, kurban değil.
74- Arafat'da vakfeden önce, bir insanın guslü
gerektirecek şekilde ön veya arka yönde ailesi ile yapacağı temastan dolayı hac
bozulur ve ceza olarak ertesi sene kaza etmesi gerekir. Bununla beraber bu
bozulan hac da noksan bırakılmayıp tamamlanır. Yapılan yasak işten dolayı da bir
kurban kesmek gerekir.
(İmam Şafiîye göre, bir bedene (deve veya sığır) kurban etmek gerekir.)
75- Hac için ihrama geren zevc ile zevce, Arafat'da
vakfeden önce cinsel ilişki kursalar, her ikisi de aynı şekilde cezalanırlar.
Her birine bir dem (bir koyun) kurban etmek gerekir. Ertesi yıl ihrama
girdikleri zaman biribirlerinden ayrılırlar, başka başka yollardan giderek
Arafat'da durur ve bozulan haclarını kaza ederler. Birbiriyle ilişki korkusu
olunca, böyle birbirlerinden ayrı yürümeleri mendubdur.
76- Şehvetle bakmak, öpmek ve okşamak veya iki yoldan
biriyle olmaksızın cinsel ilişki kurmak haccı bozmaz, meni gelmiş olsa bile...
El ile meni getirilmesi ceza olarak kurban kesmeyi gerektirir. Uykuda
rüyalanmadan (ihtilâmdan) dolayı bir şey gerekmez.
77- Umre için ihrama giren kimse, henüz tavafın dört
şavtını (devrini) yapmadan cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulur. Bununla
beraber bu umreyi tamamlamaya devam eder ve ceza olarak bir koyun kurban eder.
Sonra da bu bozulan umreyi bir vacib olarak kaza eder. Tavafın dört şavtından
sonra cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulmaz, yalnız bir kurban kesmesi
gerekir.
78- İhramda olan kimsenin zarar veren karga, çaylak,
akrep, yılan, fare, sinek, karınca, pire, kene, arı, kertenkele, kelebek gibi av
cinsinden olmayan ve insanın bedeninden doğmayan böcekleri ve üzerine saldıran
köpeği ve yaratılışında eza bulunan kurt gibi herhangi yırtıcı bir hayvanı
öldürmesi bir ceza gerektirmez.
79- İhramda bulunan bir kimse, ihramdan çıkmak kasdı ile
bir çok av hayvanını vurup öldürecek olsa, yalnız bir dem (ceza olarak bir koyun
kesmek) gerekir. Çünkü bu iş, cinayet işlemek kasdı ile değil, ihrama son verme
niyetiyle yapılmıştır.
80- İhramda bulunan kimsenin yanındaki kafeste olan kuşu
veya evinde olan bir av hayvanını salıvermesi gerekmez. Çünkü bu durum, av
hayvanına saldırı sayılmaz.
(İmam Şafiîye göre, böyle hayvanları salıvermek gerekir. Çünkü avı mülkte
tutmak, ona saldırı demektir.)
HAC
KİTABI
İLMİHAL ANA SAYFASI
|