| Bu birlikte davet edilme durumu, şahsi saltanatın kaldırılması
işini kesin olarak sonuçlandırdı. Ger-çekten de 1 Kasım 1922 tarihli
kanun gereğince, hilafet ile saltanat biribirinden ayrıldı. Iki buçuk
yılı aşan bir zamandan beri fiilen hükmünü yürüten milli saltanatın
varlığı kabul edildi. Hilafet, açıklık kazanmış bir hakka sahip olmaksızın
bir süre daha bırakıldı.
Efendiler, bu konuda zabıtlara geçmiş yeterince bilgi vardır. Konunun
özel yönleri ile ilgili noktalar, belki yüce hey'etinizi ilgilendirir
düşüncesiyle, bazı bilgiler sunacağım:
Bilindiği gibi, "saltanat" ve "hilafet" makamları
ayrı ayrı ve birleşmiş olarak önemli meselelerden sayılmaktaydı.
Bunu doğrulayan bir hatıramı anlatayım: 1 Kasım 1922 tarihinden
önce, muhalifler, Meclis çevresinde benim saltanatı kaldıracağım
yolunda telaşlı ve heyecanlı propaganda yapıyorlardı.
Rauf Bey, bir gün Meclis'teki odama gelerek benimle bazı onemli
konuları görüşmek istediğini ve akşam Keçiören'de Refet Paşa'nın
evine gidersem daha güzel konuşabileceğimizi söyledi. Rauf Bey'in
teklifini kabul ettim. Fuat Paşa 'nın da orada bulunmasına izin
vermemi istedi. Onu da uygun gördüm. Refet Paşa'nın evinde dört
kişi toplandık. Rauf Bey'den dinlediklerimin özeti şuydu: Meclis,
Saltanat makamının belki de Hilafet'in ortadan kaldırılması görüşünün
benimsenmiş olduğu endişesiyle üzgündür. Sizden ve sizin ileride
benimseyeceğiniz tutumdan şüphe etmektedir. Bu bakımdan Meclis'e
ve dolayısıyla millet kamuoyuna güven vermeniz gerektiğine inanıyorum.
|