" Oğlum Ali,
nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öperim, selam ederim.Öküzü sattık, parasının yarısını
sana gönderiyoruz,
yarısını da yakında cepheye
gidecek küçük kardeşine veriyoruz.
şimdi öküzün yerine tarlayı ben
sürüyorum.
Fazla yorulmuyorum da. Sen sakın bizi
düşünme." Babası mektupta köydeki herkesten akrabalarından haberler verdikten sonra
"şimdi ananın
sana diyeceği var" diyerek sözü ona bırakıyordu.
Mektubun bundan sonraki bölümü Kınalı
Ali'nin anasının
ağzından yazılmıştı şöyle diyordu
anası:
" Oğlum Ali,
yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler. Kardeşime de yakma demişsin.
Kardeşine de
yaktım.
Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle
senle dalga geçmesinler.
Bizde üç işe kına
yakarlar;